Şuan Okunan
Akıllı Makineler Çağında Sosyal ve İdari Bilimler Eğitimi İçin 6 Tavsiye

Akıllı Makineler Çağında Sosyal ve İdari Bilimler Eğitimi İçin 6 Tavsiye

İçinde bulunduğumuz yüzyılda ‘Dördüncü Endüstri Devrimi’ni (Endüstri 4.0) yaşıyoruz. ‘Bilgi’, bu sanayi devriminde işletme düzeyinden öte, ülke düzeyinde rekabet gücünü artıran en önemli kaynak olarak görülüyor. Bilginin en alt seviyede veriden elde edildiği gerçeği, aslında rekabetin veri zenginliğine indirgenebileceğini de gösteriyor. Bu noktada eğitimciler ve öğrenciler için temel sorulardan bir tanesinin, böyle bir dünyaya insanın kendisini nasıl hazırlaması gerektiği sorusu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Serhat Koloğlugil, bu sorunun elbette tüm alanlar için çok önemli olmakla birlikte, sosyal ve idari bilimler açısından da yaşamsal öneme sahip olduğunu vurguladı.

Toplum yapısındaki değişimlerde endüstri devrimlerinin etkisinin büyük olduğunu söyleyen Işık Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serhat Koloğlugil, her yeni endüstri devrimi ile birlikte döneme özel toplum yapıları ortaya çıktığı söylenebileceğini dile getirdi. 18. yy. ‘da buhar gücünün, 19. yy.’da ise elektriğin makinelere eklemlenmesinin önemine değinen Prof. Dr. Koloğlugil, sözlerini şöyle sürdürdü: “Doğurduğu sonuçlar açısından ilkine birinci endüstri devrimi, ikincisine de ikinci endüstri devrimi denmesinin sebebi de budur. Bu iki önemli teknolojik gelişmeyi 20 yy.’da bilişim devrimi (ya da literatürdeki ifadesiyle üçüncü endüstri devrimi) takip etti. Bugün ise, bahsi geçen dijital devrimin devamı niteliğinde ama birçok açıdan kendine has özelliklerde barındırdığı için ‘dördüncü endüstri devrimi’ denen bir süreçten konuşuyoruz. İçinden geçtiğimiz bu dönemi sanırım “akıllı makineler çağı” olarak adlandırabiliriz.”

Dördüncü Endüstri Devrimi’nin en önemli farkının, makinelerin sadece hesaplama gibi alt-düzey bilişsel becerileri değil, ‘karar verme, tahmin etme, anlamlandırma, öğrenebilme’ gibi daha üst-düzey becerileri de yapabilme olduğunu belirten Prof. Dr. Serhat Koloğlugil, yapay zekâ, makine öğrenmesi, büyük veri analitiği gibi kavramların dördüncü endüstri devriminin temel alanlarını tanımladığını da sözlerine ekledi.

Günümüzde insan ve akıllı makineler arasındaki yeni iş bölümünde, insan emeğinin yarattığı değerin giderek daha fazla analiz yapabilme ve yaratıcı problem çözme yetkinliklerine dayanacağına işaret eden Prof. Dr. Koloğlugil, akıllı makineler çağında sosyal ve idari bilimler alanında üniversitede okuyan sosyal ve idari bilimler öğrencilerine ve üniversite adaylarına 6 önemli tavsiyede bulundu.

Mevcut veriyi, bilgiyi ve teknolojiyi kullanarak yeni durum ve sorunları analiz edebilme yetkinliklerinizi geliştirin

“Mevcut veriyi, bilgiyi ve teknolojiyi kullanarak yeni durum ve sorunları analiz edebilme yetkinliklerinizi geliştirin” diyen Prof. Dr. Serhat Koloğlugil, “Bunun en güzel yolu uygulayarak ve yaparak öğrenmektir. Örneğin, İşletme Bölümü’nde okuyorsanız ilgili alandaki bilgi birikiminizi arttırırken, bununla birlikte muhakkak bir Yönetim Simulasyonu dersi alın. Böyle dersler sizin ilk defa karşılaştığınız durumlar karşısında karar verme yetkinliklerinizi geliştirecektir” şeklinde tavsiyeler verdi.

Alanınız ne olursa olsun, büyük veri ve yapay zekâ teknolojilerinin kendi alanınızdaki uygulamalarını takip edin

Tüm alanlarda büyük veri ve yapay zekâ teknolojilerinin uygulamalarının takip edilmesinin önemli olduğunu söyleyen Işık Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serhat Koloğlugil, şunları da aktardı: “Bu teknolojileri kendi alanınızda yeni bir biçimde nasıl uygulayabileceğiniz üzerine düşünün. Üniversitedeki farklı alanlardan arkadaşlarınızla bu konuları tartıştığınız gruplar kurun. Örneğin, finans alanına ilgi duyan bir İktisat öğrencisiyseniz, yapay zeka teknolojilerinin FinTech alanında yarattığı dönüşümleri takip edin. Ya da insan davranışlarını anlamak isteyen bir Psikoloji öğrencisiyseniz, büyük verinin ve yapay zekâ teknolojilerinin davranış kalıplarının anlaşılmasında nasıl kullanılabileceği üzerine kafa yorun.”

Temel düzeyde de olsa kodlama öğrenin

Temel düzeyde de olsa kodlama öğrenmenin gerekli olduğuna değinen Prof. Dr. Serhat Koloğlugil, program yazmak kadar iddialı bir hedef olmasa da bugünü şekillendiren teknolojilerin arkasındaki dünyayla tanışmak ve bu dünyada nelerin yapılabileceğini daha iyi değerlendirebilmek için temel düzeyde kodlama öğrenmenin olduğunun altını çizdi.

Farklı teknolojik unsurları, bugünün sorunlarına çözüm bulmak için yeni şekillerde bir araya getirmenin yolları üzerine düşünün

Ayrıca Bakınız

Dijital dünyada yenilik üretme bir şeyi sıfırdan icat etmekten ziyade, mevcut teknolojileri daha önce yapılmamış bir şekilde bir araya getirmek üzerinden tanımlanıyor. Pandemide kullanımı giderek artan Zoom platformu bunun en son ve en canlı örneklerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Koloğlugil, “Böyle bir ekosistemde, ortaya konan her yenilik ve her yeni teknolojik gelişme olası yeni kombinasyonların sayısını arttıracaktır. Bu giderek büyüyen olasılıklar denizinde, sizin hayatta yapmak istediklerinizi gerçekleştirecek kombinasyonları bir araya getirmeye çalışın” dedi.

Eğer Sosyoloji veya diğer sosyal bilim alanlarında okuyorsanız, bugünün teknolojilerinin sosyal sorunların çözümünde nasıl kullanılabileceğine dair fikirler üretin

“Bu sorunlar ‘çevre, fakirlik, eğitim’ gibi daha genel nitelikli konuları kapsayabileceği gibi, daha lokal konularla da ilgili olabilir” diyen Prof. Dr. Serhat Koloğlugil, “Ürettiğiniz fikirlerin hayata geçirilmesinde inisiyatif alın, “sosyal girişimcilik” yetkinliklerinizi geliştirin” önerilerinde de bulundu.

Liderlik ve organizasyonel yetkinliklerinize yatırım yapın

Liderlik ve organizasyonel yetkililiklere yönelik yatırım yapmanın önemine dikkat çeken Işık Üniversitesi İİSBF Dekanı Prof. Dr. Serhat Koloğlugil, “Çünkü yeni teknolojiler efektif olarak dönüşüm sağlayabilmeleri için yeni organizasyonel yapılara ihtiyaç duyarlar. İnsan beyninin yaratıcı özelliklerine dayanan, kişilerin bir takımın parçası olarak çalıştıkları, yeni iletişim teknolojilerinin kullanıldığı bir çalışma ortamının 20. yy. endüstriyel ekonomiden miras kalan kurumsal yapılar içerisinde hayata geçmesi mümkün değildir. Bugünün teknolojilerini takip eden, anlayan ve benimseyen idari ve sosyal bilimler öğrencileri 21. yy. ‘da bu kurumsal dönüşüme liderlik eden yöneticiler olacaklardır” diyerek sözlerini bitirdi.


Tüm Hakları Saklıdır 2024 - Tasarım: Merhaba Grafik