Şuan Okunan
Tiyatronun Eleştiri Bahçesi: Yargı dağıtmak değil, anlam üretmek

Tiyatronun Eleştiri Bahçesi: Yargı dağıtmak değil, anlam üretmek

Doç. Dr. Tülay Yıldız Akgül, yeni kitabı ‘Tiyatronun Eleştiri Bahçesi’ ile okuru disiplinler arası bir botanik bahçesine davet ediyor. Eleştirmeni bir hakemden ziyade ‘yeniden kurucu’ olarak konumlandıran bu rehber, sahnedeki her bir bileşene yeni bir gözle bakmanın yol haritasını çiziyor.

PINAR CELASİN

Ehil bir bahçıvanın bahçesine girdim dostlar! Bahçesinin toprağını bilen, hangi köşede hangi ağacın kök salıp yeşerebileceğini gören, usta bir bahçıvan Doç. Dr. Tülay Yıldız Akgül. Duvar Kitabevi’nden çıkan Tiyatronun Eleştiri Bahçesi isimli kitabında, “tiyatro eleştirisi” kavramını tam da yaşamın kalbine koyuyor.

“Tiyatro eleştirmeni, sahneye dışarıdan bakan tarafsız bir göz değil; izleme pratiğinin içindeki kendi konumunun farkında olan, bu farkındalığı düşünceye dönüştüren kişidir. Eleştiri, izleyicinin bu yoğunlaşmış halinden süzülen, düşüncenin eyleme dönüşmeden önce aldığı en berrak biçimlerden biridir” diyor. “Seyirci pasif değildir her seyirci oyunu yeniden üretir, anlam sahnede değil, seyirciyle birlikte oluşur” fikrini dile getiriyor. Eleştiri içinde farklı bakışların, yöntemlerin ve yorumların birlikte büyüdüğü, bir alan olduğunu söyleyerek çoklu bakış açısının zenginliğini vurguluyor. Bireyin kendisini, içinde yaşadığı toplumun sanatını, içinde yaşadığı dünyanın gökyüzünü nasıl mavilere boyandığını görmemizi sağlayacak görme biçimlerinin reçetesini sunuyor.

Doç. Dr. Akgül, tiyatro eleştirmenliğini bahçe ve bahçıvan  metaforuyla açıklıyor. Bu metaforda bahçıvan biziz, bahçe bizim dünyamız, bakış açımız, eleştirel boyutumuzun sorgulandığı yer. Bahçe sıradan bir bahçe değil üstelik, bir botanik bahçesi. Çeşitliliği, bilimsel yönü olan, farklı eleştiri yöntemlerinin bir arada olduğu, disiplinler arası yaklaşımla bilgilerin sorgulandığı (sosyoloji, psikoloji, edebiyat ve estetik) zengin bir bahçe. “Bu zenginliği nasıl yakalayacaksın? Nereden bakıp kendi dünyanın merkezine neleri koyup yol alacaksın?” diye soruyor.

Akademik bir kitap olmasına rağmen kitabın dilinin akıcılığı, metaforların kavramları örneklemedeki ustalığı, kendi yaşamıyla bizleri hayatına tanık etmesi kitabı oldukça okunası kılıyor. Tülay hocayla kahve sohbeti yapar gibi bir his bırakıyor. Tülay Akgül, tiyatro eleştirisinin yargı dağıtmak değil, anlam üretmek ve çoğaltmak olduğunu özellikle vurguluyor. Eleştirmeni bir hakemden çok bir yorumlayıcı ve yeniden kurucu olarak konumlandırıyor. Eleştirinin sadece metni değil sahnedeki bütün bileşenleri birlikte değerlendirmesi gerektiğini hatırlatıyor, tiyatronun çok katmanlı yapısına nasıl bakılacağına dair yol haritasını çiziyor adeta.

23. Bursa Çocuk Tiyatrosu Festivali, Nilüfer Kent Tiyatrosu, Bursa Devlet Tiyatrosu ve katıldığı festivallerde izlediği oyunları hem metin, hem oyunculuk hem de sahneleme unsurları açısından değerlendirdiği yazıları da kitapta yerini alıyor. Burada hem bir sanatçı duyarlılığı, hem de bir akademisyen gözüyle oyunlara nasıl bir eleştirel gözle bakılabileceğinin örneklerini gösteriyor.

Ayrıca Bakınız

Kitapta her satırın bir derdi var: Türkiye’deki çocuk oyunlarına bakış açısının sığlığı, çocuk tiyatrosu ve gençlik tiyatrosu arasındaki bıçak sırtı ayrım, bir kentin dönüşümünün ancak sanatla var olabileceği, sahneleme unsurlarının anlamdan kopması durumunda  izleyendeki hayal kırıklığı, festival programlarının adil olması gibi vurgular öne çıkıyor. Tiyatroya emek vermiş değerli isimlerin bir vefa örneği olarak festivalerde yer alması gerektiğini hatırlatıyor, Tülin Sağlam’ın kurucusu olduğu Nilüfer Kent Tiyatrosu’na son yıllarda yer verilmemesine dikkat çekiyor.

Tiyatronun Eleştiri Bahçesi, okuru yalnızca kendi içeriğiyle sınırlı bırakmayıp farklı okuma serüvenlerine de yönlendiriyor. Metin boyunca yer verilen çeşitli kaynaklar ve önerilen kitaplar yeni düşünce alanlarına kapı aralıyor, okurun entelektüel ufkunu genişletiyor. Kitap bu yönüyle okuru farklı metinlerle buluşturan ve sürekli öğrenme sürecini destekleyen bir rehber niteliği taşıyor. Kitabın bitiş paragrafında yer alan Halil Cibran’ın Ermiş’in Bahçesi, Voltaire’in Candide, Behiç Ak’ın Ayrılık, Cevat Fehmi Başkut’un Buzlar Çözülmeden kitapları ilk aklıma gelen örnekler.

Siz de kendinizi hep öğrenmeye aç biri olarak görüyorsanız ve içindeki amatör ruhu yeni bakış açılarıyla zenginleştirmek istiyorsanız, Prof. Dr. Tülay Yıldız Akgül’ün Tiyatronun Eleştiri Bahçesi kitabını okumanızı önemle tavsiye ediyorum.


Tüm Hakları Saklıdır 2024 - Tasarım: Merhaba Grafik