Öfke yardımcı olabilir. Ama şart değil.”
Sole Sanat’ın Emrah Elçiboğa rejisiyle sahneye koyduğu “Çingene Boksör – Ruki”, 10 Ocak’ta Tatbikat Sahnesi’nde prömiyer yaptı. “Bu bir boks hikâyesi değil. Bu, unutmanın mümkün olup olmadığını soran bir yüzleşme” cümlesiyle tanıtılan oyun, Almanya Orta Sıklet Boks Şampiyonluğu’na kadar yükselen Çingene Boksör Ruki’nin hayatına dair bir oyun. Ruki’yi kurgusal bir karakter olan Hans üzerinden anlatan oyun, bir dönem eleştirisinden çok geçmişten bugüne dünyadaki bütün haksız ve vahşi uygulamalar karşısında sessiz kalan bir çoğunluğun korkaklığını ve kendini kurtarma çabasını anlatıyor.
Rike Reiniger’in yazdığı, Gülen İpek Abalı’nın çevirdiği Emrah Elçiboğa’nın yönettiği oyunda Hans ve Ruki başta olmak üzere birçok karaktere Kanbolat Görkem Arslan hayat veriyor. “Çingene Boksör-Ruki”, çağdaş tiyatronun soru soran ve cesur anlatılarına alan açan bir üretim olarak öne çıkıyor. Işık Tasarımı Özlem Tekin’e, kostüm tasarımı Zeynep Akdoğan’a, müzikler Hakan Şavklı’ya, afiş tasarımı Tolga Görgün’e, fotoğrafları Ayten Çelik’e ait olan oyunun, ses efektleri Berkay Bozkurt, dekor tasarımı Hayri Soydan imzasını taşıyor.

“Çingene Boksör – Ruki”, 21 Ocak’ta Kült Kavaklıdere, 28 Ocak’ta Cermodern, 4 Şubat’ta Tatbikat Sahnesi’nde izlenebilir. Oyun, 8 Şubat’ta ise Ankara Tiyatro Yapımcıları Derneği (Antiyap) Festival kapsamında Atatürk Sanat Merkezi Mavi Salon’da izlenebilir.
RUKİ’NİN YAŞAM ÖYKÜSÜ
Almanyalı bir boksör olan Rukelie (Ruki), gerçek adıyla Johann Trollmann, amatör olarak başladığı boksta 1933 Almanya Orta Sıklet Boks Şampiyonluğu’na kadar yükselir. Bir çingenenin bu unvanı taşıması faşist rejimi rahatsız eder. 1935’te Alman Olga Bilda’yla evlenir, kısa bir süre sonra kızları Rita doğar. Nürnberg Irk Yasaları’na dayanılarak “saf Alman kanını kirlettiği” gerekçesiyle zorunlu kısırlaştırmaya tabi tutulur. Eşi ve çocuklarını kurtarmak için boşanır ve bir süre çalışma kampına gönderilir. Savaş başlayınca orduya alınarak Belçika, Fransa ve Polonya’daki çatışma bölgelerine gönderilir. 1942’de yaralanır ve ardından “ırksal sebepler” ile ordudan atılır. Aynı yıl tutuklanır ve toplama kampına gönderilir. 30 kiloya kadar düşmüş olmasına rağmen kamp komutanının zoruyla boks maçlarına çıkmaya zorlanır. Bu maçlardan birinde yendiği “kapo” Emil Cornelius tarafından ölesiye çalıştırılır ve dövülerek öldürülür. Öldürüldüğü savaştan sonra ortaya çıkar. Alman Boks Federasyonu 2003 yılında Ruki’ye unvanını resmen iade eder.

RUKİ’NİN YAŞAM ÖYKÜSÜ