Tiyatrobu, sarsıcı bir kadın hikâyesiyle güçlü bir başlangıç yapmaya hazırlanıyor. Topluluğun ilk oyunu olan ve Fulden Aytaç’ın yazıp yönettiği Sanki Yaşamışız Gibi, yaşanmamış hayatların ve toplumsal sıkışmışlığın izini sürüyor. Oyun, 19 Ocak Pazartesi akşamı saat 20.30’da Baba Sahne’de prömiyer yapacak.
Işık tasarımını Ayşe Sedef Ayter, Sahne ve kostüm tasarımını Şizen Sabahyıldızı, hareket düzenini Salih Usta, ses tasarımını Alihan Selçuk ve yardımcı yönetmenliğini Yusufcan Piyade’nin yaptığı oyunda, Şirin Öten ve Pelin Fahracı rol alıyor.
BİR NALBUR DÜKKANINDA KESİŞEN YOLLAR
Sanki Yaşamışız Gibi, Melahat ve Ferda isimli iki kadının gece yarısı bir nalbur dükkanında yollarının kesişmesiyle başlıyor. 30 yıllık bir sessizliğin ardından gelen bu büyük hesaplaşma; “yaşamak kaygısı”, “gitmekle kalmak” ve “yaşamakla ölüp gitmek” arasındaki o ince çizgide gidip geliyor. Karakterlerden biri, her şeyin fiyatını ezberlediği dükkanda adeta bir demirbaşa dönüşmüşken; diğeri bulduğu her kapıya sızmaya çalışarak nefes almaya çalışıyor. Oyunun temel felsefesi ise şu can alıcı soruyla özetleniyor: “Yaşamanın en zor kısmı ne biliyor musun? Hep yaşamak zorundasın.”
Erkek-devlet-mafya düzeninin gündelik hayatta kadınlar üzerindeki etkisinin bir nalbur dükkânı üzerinden sahneye taşındığı oyun tek mekânda geçiyor. Oyun, iki kadının çatışma ve dönüşümünü merkeze alarak, güç ilişkilerinin nasıl şekillendiğini ve nasıl değiştirilebileceğini arıyor. Otuz yılını bir nalbur dükkânının rafları arasında adeta bir demirbaş gibi geçiren Melahat ile hayata tutunabilmek için her kapıyı zorlayan Ferda’nın varoluş mücadelesi; gitmekle kalmak, yaşamakla yitip gitmek arasındaki ince çizgiyi kara komedi olarak sahneye taşıyor.
SANKİ YAŞAMIŞ GİBİ İKİ KADIN KARAKTER
Otuz senedir aynı nalburda, aynı rafların arasında ayakta kalmış, her şeyin fiyatını ezbere bilen ve onun dışında çoğu şeyi bilmiyormuş gibi yapan Melahat karakteri şöyle tanıtılıyor: “Melahat iyi biri mi? Hayır. Melahat kötü biri mi? Hayır. O, sistemin içinde; sistemin farkında. Belki sistemle savaşmaya gücünü toplayamamış ama ona teslim de olmamış. Derdi güç değil, para da değil. Yanlışın içinde bir doğru arıyor. Melahat yaşamak istiyor. Sanki bugüne değin yaşamışız gibi.” Yaşamak isteyen, bir çay keyfi olan, onu da karton bardaktan sevmeyen Ferda ise şöyle biri: “Biraz gürültülü, biraz dağınık ama hep toparlamaya çalışıyor. Bir kapı kapanınca ötekine koşuyor; peş peşe konuşuyor. Susmayı bilmediğinden değil, susarsa gerçeği görmek zorunda kalacağından. Hayal kuruyor ve o hayallere inanıyor. Birinin geçmişi, diğerinin korktuğu gelecek. İkisi de onu, sabaha karşı bir nalbur dükkânında soluğu almaya zorluyor.”
“Sanki Yaşamışız Gibi”
Yazan, Yöneten: Fulden Aytaç
Yardımcı Yönetmen: Yusufcan Piyade
Işık Tasarımı: Ayşe Sedef Ayter
Sahne Tasarımı & Kostüm: Şizen Sabahyıldızı
Hareket Düzeni: Salih Usta
Ses Tasarımı: Alihan Selçuk
Oyuncular: Şirin Öten, Pelin Fahracı
İletişim-Medya Danışmanı: Nazlı Eda Piyade
Yapım Sorumlusu: Gamze Bayraktaroğlu
Tek Perde, 65 dk
