Kadıköy’de yeni bir alan: React Açık Stüdyo sezonu atölye programıyla açıyor
Kadıköy’deki tiyatro mekânlarına yeni bir atölye ve performans alanı daha eklendi. React Açık Stüdyo kurucularından Cihan Tangerli, React Açık Stüdyo’yu, oluşturdukları atölye çerçevesini ve sezon hedeflerini Sahneden’e anlattı.
Kadıköy Hasanpaşa’daki React Açık Stüdyo, ışık, ses yalıtımı ve yangın güvenliği için açtığı kitlesel fonlama kampanyasını 37 destekçiyle ve belirlenen hedefi aşarak kapattı. Kendini “atölye-performans alanı” olarak tanımlayan mekânın duyurulan ilk sezonunda ise henüz netleşmiş bir oyun adı yok; açıklanan program atölyelerden oluşuyor.
Duyurulan program içinde Gürgen Öz’le Oyuncunun Formasyonu, Ferhat Uludere’yle Oyun Yazarlığına Giriş, Murat Emek Özkan’la kamera önü oyunculuk programı, hafta içi akşamlarına yerleştirilen Oyun Sahneleme Atölyeleri ve Yaratıcı Fikirler Kampı yer alıyor. Stüdyo, 17-18 Ağustos’ta 18.00-21.00 arasında tanışma ve kayıt günleri düzenleyecek.


React Açık Stüdyo kendini “atölye-performans alanı” olarak tanımlıyor; ama şimdilik duyurulan programın tamamı atölyelerden oluşuyor. Performans tarafında nasıl bir hazırlığınız, nasıl bir kapasiteniz var?
React Açık Stüdyo’yu kurarken amacımız, stüdyonun ulaşılabilir ve erişilebilir olmasıydı. Bu amaca varmak için de dünden bugüne kendi yürüdüğümüz yolu ve geçtiğimiz engelleri düşündük. Bu yolda bazen bir prova alanı aradık, bazen okuma yapacak bir yer, bazen de sadece oturup sohbet edebileceğimiz bir köşe. Ve aslında yaptığımız her şeyin bir performans olduğunu anladık. Yani bizim için tüm süreç bir “performans” içeriyor.
Performans, tiyatrodan ne kadar bağımsız görünse de onunla iç içe bir terim. Bütün bunları göz önüne alıp Açık Stüdyo’yu her türlü performatif çalışmaya hazır duruma getirmeye, modern bir tarz yaratmaya çalıştık. Tüm ekipler için kullanılabilir bir mekân yaratmaya çalıştık.
Sezonun tamamı ne zaman ve nasıl açıklanacak?
Programları kısmen devreye soktuk. Eylül ayından başlayarak yeni sezonun açılışını resmî olarak yapacağız.
Kendi atölyelerinizin yanı sıra Gürgen Öz, Ferhat Uludere ve Murat Emek Özkan gibi isimler de programda. Atölyeler için nasıl bir çerçeve kurdunuz?
Atölye çalışmalarımızın dördüncü sezonuna giriyoruz. Geçtiğimiz senelerden bu yana aslında bir tiyatro bilinci ve kumpanya disiplini inşa etmeye çalışıyoruz. Her ne kadar farklı meslek sahibi insanların mesai sonrası stresini atmak için bir araya geldiği bir etkinlik gibi görünse de buradaki birliktelik çok daha kuvvetli. Katılımcılar hobileriyle uğraşırken aynı zamanda “İyi birer tiyatro izleyicisi nasıl olunur?” sorusunun yanıtını da buluyorlar. Bu sebeple, hem diğer atölyelerimizde hem de Gürgen Öz, Ferhat Uludere ve Murat Emek gibi hocalarımızın çalışmalarında hedefimiz, ister sahne üstünde olsun ister kamera önünde, günü kurtarmak değil katılımcılara mesleki disiplini aşılamak. Tabii yalnızca mesleki disiplin aşılamıyoruz; tiyatronun iyileştirici gücünü de kullanmayı amaçlıyoruz. Dışarıdan çok uçuk gibi görünse de terapi niyetine buraya gelen insanlar var. Dış dünyanın boğucu havasından sıyrılıp burada belli vakitlerde “kendi içlerine” dönüyorlar. Ayrıca tiyatronun son yıllarda popüler bir ‘eğlence aracı’ olarak görülmesinin ötesinde, nasıl bir amaca hizmet ettiğini gösterebileceğimiz bir serüven de sunuyoruz.

Çocuklara yönelik bir kamp da var. Orada nasıl bir hedef güdüyorsunuz, içeriğinde neler olacak?
Yetişkin atölyelerinde kurmaya çalıştığımız tiyatro bilincini ve kumpanya disiplinini çocuklar için düzenleyeceğimiz atölyelerde de hedefliyoruz. Tiyatronun ve tabii ki sanatın çocuklar üzerindeki olumlu etkisini kullanarak onların kendilerini daha iyi ifade etmelerine, duygularını özgürce yaşayabilmelerine ve atölye çalışmaları yoluyla özgüven kazanmalarına yardımcı olmak istiyoruz. Meslekleri ne olursa olsun, geleceğin bilinçli tiyatro izleyicilerine ve sanatsever insanlara ihtiyacı var.
Kitlesel fonlama, bağımsız tiyatrocuların giderek daha çok başvurduğu bir yol. Siz nasıl bir yol izlediniz, süreç nasıl geçti?
Az önce söylediğimiz gibi, React Açık Stüdyo’yu kurarken düşündüğümüz ve amaçladığımız “ulaşılabilir olma” hayalini bir bakıma çevremizdeki ve tanımadığımız sanatsever insanların destekleriyle de eşdeğer kıldık. Atölyelere katılmak isteyip bir türlü gelemeyen, tiyatroya değer verip “çorbada tuzum olsun” diyen çok fazla insan vardı. Ödül kampanyasıyla aslında onlara da ulaşmış olduk. İnsanlar gönlünden kopan miktarda destek olmak istediler. Özellikle çevremizden insanların destekleri oldu. Zaman geçtikçe bu yayıldı ve diğer insanların da kulağına gitti. Böylece React Açık Stüdyo’yu “birlikte” inşa ettik diyebiliriz.




