Alan Kadıköy’ün paylaştığı sezon bilançosu: Şeffaflık yine ‘sold out’
Alan Kadıköy, 2025-26 sezonunu 11 karelik bir Instagram gönderisiyle kapattı: 184 gün açık perde, 62 oyun, 33.987 seyirci ve ölçütü açıklanmayan üç ayrı “en” listesi. Paylaşım ilk bakışta bir hesap verme jesti gibi duruyor; oysa yakından okunduğunda, Haziran’da yayımladığımız tahsis soruşturmasının ortaya koyduğu tabloyu düzeltmek yerine onu “başarı” diliyle yeniden ambalajlıyor. Sezonun tahsislerinde açık ara önde olan üç oyun bu kez “en ilgi görenler” ilan ediliyor; buna karşılık ses getirmiş ve pek çok ödüle layık görülmüş bazı oyunların adı listelerde yer almıyor. Bu bilanço, şeffaflığın ve hesap vermenin değil, yine keyfîliğin belgesi.
MUSTAFA KARA
“Bu sezon neler yaptık?”
Alan Kadıköy’ün sezon kapanış gönderisi bu soruyla açılıyor. Soru yerinde; belediyeye ait olan ve kamu bütçesiyle işletilen bir sahnenin sezon sonunda kamuoyuna hesap vermesi, tam da yıllardır talep edilen şey. Ne var ki hesap vermenin bir ön koşulu var: Sayıların bağlamıyla, ölçütleriyle ve eksikleriyle birlikte sunulması. Alan Kadıköy’ün bilançosu sayıyı bol, bağlamı kıt tutuyor. Bu yüzden paylaşımı, Haziran’da yayımladığımız verilerin ve Kadıköy Belediyesi’nin o verilere verdiği yanıtların yanına koyarak okumak gerekiyor.
HAZİRAN’DA NE SORMUŞTUK?
Kısaca hatırlayalım. Haziran ayında, açık kaynaklardan yaptığımız taramayla Alan Kadıköy’ün 2025-26 sezonunu sayısal olarak ortaya koymuştuk: Ekim 2025 ile Haziran 2026 arasında, İstanbul Tiyatro Festivali temsilleri hariç 209 temsil, 58 farklı oyun. En çok salon tahsis edilen üç yapım — Harika Şeyler Listesi (15 gün/30 temsil), 84 90 62 74 / Old Fools (14 gün/19 temsil) ve Uykusuz Bir Rüya, Salim (15 gün/15 temsil) — tek başına tüm temsillerin yüzde 30,6’sını kaplıyordu. Tablonun öbür ucunda 19 oyun, sezon boyunca yalnızca birer akşam sahne bulabilmişti.
Düğüm noktası da ortadaydı: Harika Şeyler Listesi‘nin yönetmeni Lerzan Pamir, mekânın web sitesinde adı açıkça yazılan resmî tiyatro danışmanıydı ve sezon programını hazırlayan iki isimden biriydi. Haberimiz yayımlandıktan sonra Alan Kadıköy’ün web sitesindeki “Hakkımızda” sayfası aynı gün içinde iki kez değişti: Önce danışmanların adları tümüyle silindi, ardından adların yanına “2021-2024 yılları arasında görev yapmıştır” ibaresi eklendi. Kadıköy Belediyesi ise sorularımıza verdiği yanıtta tahsislerin tek gerekçesi olarak “sold out” olmayı gösterdi; kaç topluluğun başvurduğu, kaçının hangi gerekçeyle reddedildiği, Kadıköy Tiyatrolar Platformu üyesi kaç topluluğun bu sahnede oyun oynayabildiği sorularını yanıtsız bıraktı. Platformla ilgili sorumuza verilen yanıt kayıtlara şöyle geçti: “Bu soru anlamlı değildir.”
Sezon bilançosu, işte bu tablonun ve bu yanıtların üzerine geldi.

LİSTEDE YER ALAMAYAN OYUNLARDAN ÖRNEKLER
Bilançonun en çok konuşulması gereken bölümü, üç ayrı “en” listesi: “Sezonun en ilgi gören oyunları”, “Sezonun en çok konuşulan yenileri” ve “seyirci ilgisi devam eden” oyunlar. Üç listenin de ortak özelliği, hangi veriye dayandığının ve kim tarafından hazırlandığının belirtilmemesi. Bilet satışı mı, doluluk oranı mı, basında çıkan yazılar mı, ödüller mi, yoksa birilerinin kanaati mi, bilinmiyor. Kurum, tıpkı sezon programını oluşturan “kurullar” hakkında bilgi vermediği gibi, “en”leri kimin, neye göre seçtiğini de söylemiyor.
Ölçüt açıklanmayınca, ölçütün ne olmadığını somut bir kaç örnek üzerinden görmek mümkün. Cihangir Atölye Sahnesi’nin Filler ve Karıncalar oyunu bu sezon Alan Kadıköy’de beş kez sahne aldı. Hakkında yirmiye yakın eleştirmen yazı yazdı; haberler cabası. Başkaca ödüllerin yanı sıra Afife Ödülleri’nde En İyi Yönetmen Ödülü’ne layık görüldü. Tüm bunlara karşın Filler ve Karıncalar, üç listenin hiçbirinde anılmadı.
“En çok konuşulan yeniler” genelde 3-4 kere sahne almış oyunlardan seçilirken, benzer kategorideki “Gözbağcı” da listede yer almayan oyunlardan oldu. Oysa Deniz Ekinci’nin tek kişilik performansı Direklerarası’dan ödül almış, Afife ve Sadık Alışık ödüllerinde adaylıklar elde etmiş, haber ve eleştirilerle adından söz ettiren bir oyun olmuştu. Sezonun çok konuşulan yapımlarından Beyoğlu’nda Gizli Kanto da, Direklerarası’nda “En İyi Yapım”, Üstün Akmen Tiyatro Ödülleri’nde özel ödül ve Film-San Tiyatro Ödülleri’nde “Yılın Yardımcı Kadın Oyuncusu” gibi ödüllere layık görüldü, Afife’de aday oldu. Ancak bu müzikal de Alan Kadıköy’ün “ölçütü belirsiz” listesine giremedi. Direklerarası’nda ödül alan, Afife’de adaylıkları bulunan Uyku Ölüm Dondurma gibi başka oyunlar da sıralanabilir.
Evet, listeye girmenin ölçütü nedir? Veri nedir, kıstas nedir?
Ya da listeye girememenin nedenini mi sorgulamalıyız?
Sözümüz, listelerde adı geçen ve hemen hepsi oldukça başarılı olan oyunlara değil kuşkusuz; ölçütsüz liste yapma yetkisini kendinde gören, bundan hiçbir rahatsızlık duymayan ve gelen eleştirilerden rahatsız olan kamu kurumuna.
“En ilgi gören oyunlar” listesi ise sorunun öteki yüzü. Burada sıralanan üç yapım (Harika Şeyler Listesi, 84 90 62 74 / Old Fools, Uykusuz Bir Rüya, Salim) Haziran haberimizde temsillerin üçte birini paylaştığını saptadığımız üçlünün ta kendisi. Anlaşılan tahsis ilgiyi, ilgi tahsisi doğurmuş. En değerli akşamlar birkaç oyuna verilirse, en çok seyirciye onlar ulaşır, sonra da bu daha fazla tahsisin gerekçesi olur. Bu döngünün dışında bırakılanlar ise “ilgi görmüyor” yaftasını yer. Kamu bütçesiyle işletilen bir sahnede olağanüstü yoğunlukta tahsis alan oyunların sezon sonunda “en ilgi görenler” ilan edilmesi, tam da bu döngünün özeti niteliğinde.

VERİ GİBİ DURAN VERİ, DEĞİŞMEYEN TUTUM
Bilançonun sayılarına gelince. Kuruma göre 48 oyun ilk kez Alan Kadıköy sahnesiyle buluşmuş, 14 oyun sahne almaya devam etmiş; toplamda 62 farklı oyun oynanmış. Bir kare ise dikkat çekici bir itiraf içeriyor: 17 oyun “sezon programına dahil edildi ancak kendi gerekçeleriyle programa katılamadı.” Hangi 17 oyun, gerekçeler neydi, günler mi uymadı, koşullar mı ağır geldi, bilgi yok. Tıpkı “kaç başvuru geldi, kaç topluluğa hangi gerekçeyle ret verildi” sorusunun Haziran’dan beri yanıtsız kalması gibi.
Seyirci sayısı da aynı durumda: 33.987. Rakam tek başına etkileyici; ancak oyun bazlı seyirci sayısı, doluluk oranı gibi veriler olmadan bir bağlam oluşturmuyor. Bu hâliyle, “Koltuklarımız kısa süre içinde doldu” gibi muğlak ifadelere yaslanan “veri olmayan veri” aktarımı var.
Alan Kadıköy, gönderisinin açıklamasında “Birlikte kurduğumuz ‘alanı’ büyüten tüm sanatçılara, ekip arkadaşlarımıza ve en önemlisi bizi yalnız bırakmayan seyircilerimize teşekkür ederiz” diyor. Oysa o “alanı” birlikte kuranların bugünkü hâli ortada: Alan Kadıköy’ün kuruluşunda aktif biçimde yer alan Kadıköy Tiyatrolar Platformu’nun “Bağımsız tiyatrolar Kadıköy Belediyesi’nin müşterisi veya kiracısı değildir” diyerek yaptığı açıklamaya ve çözüm önerilerine bugüne dek yanıt verilmedi; kamuoyuna yansıyan bir görüşme de yok.
Bir kamu kuruluşu için sezon bilançosu, doğru kurulduğunda hesap verebilirliğin en yalın aracıdır: Kaç başvuru geldi, kaçı kabul edildi, tahsisler hangi ölçütle dağıtıldı, doluluk neydi, kime ne kadar kaynak ayrıldı? Alan Kadıköy’ün paylaşımı bu soruların hiçbirine değmiyor. Onun yerine, Haziran’da kamuoyunun önüne serilen yoğunlaşma tablosunu “başarı” diliyle yeniden sunuyor ve ölçütü açıklanmayan listelerle kimin görünür, kimin görünmez olacağına bir kez daha tek taraflı karar veriyor. Bildiği, alıştığı yerden yürümeye devam ediyor.
Biz de “listeler”in kimleri kapsayıp kimleri dışarıda bıraktığını not ediyor, gelecek sezonun tahsisleriyle birlikte izlemeye devam ediyoruz.
Haziran’da sormuştuk; yanıt verilmediği için hâlâ güncel: Kamusal bir sahnenin programını kim, hangi ölçütlerle, kimin yararına belirliyor?
Artık bir sorumuz daha var: Sezon sonunda “Neler yaptık?” diye soran bir kurum, “Neleri kimlerden esirgedik?” sorusunu saymadan gerçek bir bilanço çıkarmış sayılır mı?
Tiyatroculardan Kadıköy Belediyesi’ne çağrı: Müşteriniz değiliz, kantarla sanat tartılmaz!


