Ağustos ayı başında 2025-26 sezonunu kapatan Moda Sahnesi, kısa bir molanın ardından misafir bir toplulukla 28 Ağustos’ta 2026-2027 sezonunu açtı. Moda Sahnesi, yeni sezona geçtiğimiz sezonlardan getirdiği, kendi yapımı 9 ayrı oyunla giriyor. Bu repertuvardaki tüm oyunlar Eylül ayı içinde izlenebilecek ve Moda Sahnesi’nin oyunları toplamda 21 temsil yapacak. Yeni sezonun ilk ayında Büyük Salon ve Stüdyo Sahne’de 50 temsil yapılacak; Moda Sahnesi oyunlarıyla birlikte misafir topluluklar ve stand-up performansları da sahne alacak.
MODA SAHNESİ REPERTUVARI
“Othello”, “Macbeth” ve “Şirreti Evcilleştirmek” ile Shakespeare’in üç, “Babamı Kim Öldürdü” ve “Bir Kadının Kavgaları” ile Edouard Louis’nin iki ve “Dıkşın: Büyük Şans” ve “blueScat” ile Koffi Kwahule’nin iki oyunu Moda Sahnesi repertuvarının omurgasını oluşturuyor. Jean Genet’nin Hizmetçiler oyunu ile Stefan Tsanev’in Bütün Çılgınlar Sever Beni oyunu da bu sezon izleyici ile buluşmaya devam edecek oyunlar.
BLUESCAT: BİRAZ KANLI YOLLA OLSA DA…
Bir yüksek katlı rezidansta bir asansör. İş çıkışı dairelerinin bulunduğu kata doğru asansörle çıkmaktadırlar. Asansör ara katların birinde aniden arızalanıp durur. Birbirini hiç tanımayan bir kadın ve bir erkek kurtarılmayı beklerken birbirleriyle konuşmadan, temas etmeden, duymadan monologlarını terennüm ederler: Bu terennümde korkuları, kaygıları, travmaları barınır.
Moda Sahnesi’nin daha önce “Bira Fabrikası” ve “Ağaçların Kokusu” oyunlarını sahnelediği Fildişi Sahilli yazar Koffi Kwahulé’nin bu metni, geçmiş sezonlarda “Arıza” adıyla kısa bir süre oynanmıştı. Oyun bu sezon yazarın özgün başlığıyla, “blueScat” adıyla repertuvarda. Kwahule bu oyunda bir kadın ile bir erkeği buluşturur. Bir mekân ve zamana sıkışmış bu kadın ve erkek birbirlerine zorunludurlar. Ancak bu sonsuza kadar sürecek bir zorunluk değildir. Kadın kendine çizilen kaderi kabul etmeyecek, bu çemberin dışına çıkacaktır, biraz kanlı bir yolla olsa da.
Edouard Louis, Bir Kadının Kavgaları ve Dönüşümleri’nde annesine odaklanıyor… Bir fotoğraftan, annesinin fotoğrafından yola çıkıyor… Annesinin, henüz selfie icat olmamışken fotoğraf makinesiyle kendini çektiği bir fotoğraftan… Mutlu, cilveli, özgür bir genç kadındır annesi bu fotoğrafta.
Fransa’da işçi sınıfına mensup bir evde homoseksüel bir çocuk olarak büyüyen Edouard Louis, annesinin ev içi kölesi yapılmasını kimseyi kayırmadan sakince anlatır. Bu bir kadının “değişmek” ile olan ilişkisidir. Köleden kadına dönüşen annesini usul adımlarla takip eder ve bir özgürleşme anlatısı koyar ortaya. Şöyle bitirir anlatısını: “Bu hikâyenin, onun hikâyesinin, bir şekilde, sığınabileceği o ev olmasını dilerim.”
Bir Kadının Kavgaları ve Dönüşümleri, 3, 4, 5, 6 Eylül günleri izleyici ile buluşacak.
Edouard Louis, görmek istemediği, eşcinsel kimliğinden dolayı kendisini şiddet ve aşağılanmalara maruz bırakan babasını, geçirdiği iş kazası neticesinde yatalak olmasıyla yaşadığı şehirde ziyarete gelir. Karşısında gördüğü babası artık tanımakta güçlük çektiği bir haldedir. Onu gördüğünde ise geçmişindeki yaşanmışlıkları bugünün penceresinden anlatmaya başlar. Bu ziyaret yalnızca geçen yılların baba ve oğul yüzleşmesi değil, bedeni, artık çalışamayan, yürüyemeyen, nefes almakta zorlanan babanın bedeninden yola çıkarak devletin, politikanın ve toplumun bir bedeni nasıl yok ettiğinin hikâyesidir. Oyun; çalışma koşulları, sınıfsal eşitsizlikler, ırkçılık, cinsiyet ve kimlik üzerine sevgiyle öfkenin iç içe geçtiği güçlü bir metne yaslanıyor.
Babamı Kim Öldürdü, 11 ve 12 Eylül günleri perde açacak.
İlk defa 1947 yılında sahnelenen Jean Genet’nin Hizmetçiler’i, yazıldığı günden bu yana tüm dünyada en çok sahnelenen oyunlardan biri. Uzun yıllardır Hanımefendi’nin emrinde çalışan Solange ve Claire, yaşama tutundukları “oyunun” son dakikalarını yaşamaktadır. Taparcasına sevdikleri, saygıda kusur etmedikleri, varlıklarını borçlu oldukları Hanımefendi’yi öldürmeye karar vermişlerdir. Bir cinayetin işleneceği bu gece, dizginlenemeyen arzuların iktidarı devralışına, değişen rollerin kaosuna, aynaların kırılmasına, şiddetin salıverilmesine, kurtuluşa yıkımda ulaşanların zaferine sahne olacaktır.
Hizmetçiler, 23 ve 24 Eylül günleri izlenebilecek.
Shakespeare’in ünlü trajedisi Othello aşk ile başlar. Osmanlı’ya karşı savaşta Venedik ordusunun başında bulunan Mağribi lakaplı Othello ile Venedik’in soylularından Brabantio’nun kızı Desdemona arasında başlayan aşk gizlice kıyılmış bir nikahla son bulur. İzni alınmadan gerçekleşen bu evliliğe Brabantio hiddetlenir ve nikahın geçersiz sayılmasını talep eder. Ancak Desdemona kendi iradesiyle evlendiğini beyan ederek babasının talebini geçersiz kılar. Osmanlı’nın Kıbrıs’a saldırdığı haberi üzerine Othello ve Desdemona Kıbrıs’a doğru hareket eder. Kıbrıs’a varırlar. Fırtına Osmanlı donanmasını yok etmiştir. Savaşmadan adaya yerleşirler. Othello yaver olarak kendine Cassio’yu seçmiştir. Bu yıllardır yanında olan İago’yu öfkelendirmiştir. Bu tercih edilmemenin bedelini ödetmek için türlü hilelere başvuracak, Othello’nun mutluluğunu elinden alacaktır.
Othello, yeni sezonun ilk ayında, 16 ve 17 Eylül günleri Moda Sahnesi’nde olacak.
“Othello”
Yazan: William Shakespeare
Yöneten: Kemal Aydoğan
Çeviren: Emine Ayhan
Sahne Tasarımı: Bengi Günay
Müzik: Dengin Ceyhan
Işık Tasarımı: İrfan Varlı
Afiş Tasarımı: İlknur Alparslan, Deniz Önkal, Ufuk Yırtıcı, İrem Aydemir, Kuzey Aksoylu
Projeksiyon Tasarımı: Okan Temizarabacı
Kondisyoner, Koreografi: Dilan Yoğun
Oynayanlar: Caner Cindoruk, Yılmaz Sütçü, Mert Şişmanlar, Yağmur Ilgım Öztekin, Seray Akülker, Ahmed Saka, Mesut Karakulak
Asistanlar: Mesut Karakulak, Bawer Karahancı, Ada Yarar
Shakespeare’in ünlü komedilerinden The Taming of the Shrew Türkiye’de Hırçın Kız olarak tanınıyor. Moda Sahnesi orijinal adına daha uygun bir çeviriyle Şirreti Evcilleştirmek adıyla sahneye taşıdı. Oyun hurdacı, tenekeci, ayı oynatıcısı Sly’ın körkütük sarhoşken bir barda olay çıkarması üzerine bardan kovuluşuyla başlar. Sokakta sızan Sly’a avdan dönerken rastlayan bir Lord ona bir oyun hazırlar. Onu evine taşıtır, kendi yatağına yatırır, üstüne başına şık kıyafetler giydirir. Sly uyanınca ona hafızasını kaybetmiş bir lord olduğuna inandırır Lord ve hizmetçileri. Sly buna inanmayı seçer. Bu esnada Lord’un şatosuna oyun oynamak için gelen tiyatro topluluğu Lord olan Sly’ın huzurunda Şirreti Evcilleştirmek oyununu oynamaya başlarlar. İzlemekten sıkılan Sly bir süre oyuna girip Katherina’yı evcilleştirecek Petruccio rolünü oynamak için oyuna dahil olur ve kendini Şirreti Evcilleştirmek oyunu içinde bulur. Petruccio rolünün gereklerini yerine getiren Sly Petruccio’ya dönüşmekte güçlük çekmez. Ancak finalde oyunun orijinal finalinin dışında sürpriz bir final onu beklemektedir ama onun haberi yoktur.
“Şirreti Evcilleştirmek”, 18, 19 ve 20 Eylül günleri sahnede olacak.
“Şirreti Evcilleştirmek”
Yazan: William Shakespeare
Çeviren: Emine Ayhan
Yöneten: Kemal Aydoğan
Dekor Tasarımı: Bengi Günay
Kostüm Tasarımı: Gamze Saraçoğlu, Asena Saban
Işık Tasarımı: İrfan Varlı
Oyun Şarkısı: Aykut Karatay
Afiş Tasarımı: Kardelen Akçam
Oyun Tanıtım Videosu: Enes Korkmaz
moda sahnesi TV: Halil Serhan Köse
Oynayanlar: Melis Birkan, Timur Acar, Uluç Esen, Sedat Küçükay, Elif Gizem Aykul, Gürsu Gür, Çağlar Yalçınkaya, Ali Büyükkartal, Cenk Dost Verdi
Shakespeare en ünlü tragedyalarından olan Macbeth’te iktidar hırsının yıkıcılığını anlatır. Savaşta gösterdiği üstün başarıdan dolayı Kral Duncan tarafından Cawdor Beyliği ile mükafatlandırılan Macbeth karargaha dönüş yolunda Cadılarla karşılaşır. Cadılar şimdi Cawdor Beyi olduğunu sonrasında Kral olacağı kehanetini duyururlar Macbeth’e. Bu haberi hızlıca bir mektup ile Lady Macbeth’e ulaştırır. Lady Macbeth kral olması konusunda cesaretlendirir. Macbeth ikilemlerini bastırır ve onun için kutsal olan kralı öldürür. Sonra yerine geçer. Ama iktidar Macbeth’i paranoyaklaştırır. En yakın arkadaşını Banquo’yu öldürtür. Banquo’nun hayaleti peşini bırakmaz bundan böyle. Kuşkuları artan Macbeth’i çevresindekiler terk etmeye başlar. Kanlı bir diktatöre dönüşen Macbeth çevresindeki tüm insanları yok etmeye başlar. Oyunun sonunda, karısını ve çocuklarını öldürttüğü Macduff tarafından öldürülür.
Macbeth, 21 Eylül’de izleyici karşısına çıkacak.
“Macbeth”
Yazan: William Shakespeare
Çeviren: Emine Ayhan
Yöneten: Kemal Aydoğan
Oyuncular: Barış Atay, Ezgi Çelik, Aybanu Aykut, Deniz Elmas, Melek Ceylan, Gözde Kısa, Özge Öztürk
Sahne tasarımı: Bengi Günay
Işık tasarımı: İrfan Varlı
Müzik ve Ses Tasarımı: Mustafa Avcı
Koreografi: Dilan Yoğun
Korrepetitör: Damla Pehlevan
Prova dönemi kondisyon çalışması (Michael Chekhov yöntemi): Mehmet Solmaz
Afiş Tasarımı: İlknur Alparslan
Oyun Fotoğrafı: Orçun Kaya
Oyun Tanıtım Videosu: Enes Korkmaz
moda sahnesi TV: Halil Serhan Köse
Asistanlar: Ayşe Sinem Kayır, Mesut Karakulak
Sahne Tasarımı Asistanı: Cansu Uygun
Stajyerler: Burak Osman Karaca, Doğa Altun, Sevda Yeliz Nar, Azra Uçan
DIKŞIN: BÜYÜK ŞANS
Moda Sahnesi’nin Koffi Kwahulé oyunlarından Dıkşın: Büyük Şans yeni sezonda da sahnelenmeye devam ediyor. Kapalı bir mekânda iki kişi vardır: itiraf edecek sayısız suçu olan bir işkenceci ve itiraf edecek hiçbir suçu olmayan Stan. İşkenceci sorar, tehdit eder, ima eder; Stan konuşmaz. Efendi ile köle arasındaki ilişkinin bu yeniden yazımında asıl mesele itirafın kendisi değil, kime gösterildiğidir. Yazarın en sert metinlerinden biri olan oyunu Kemal Aydoğan yönetiyor; Onur Ünsal ve Mehmet Tekatlı rol alıyor.
Dıkşın: Büyük Şans 22 Eylül’de Moda Sahnesi’nde izlenebilecek.
“Dıkşın”
Yazan: Koffi Kwahule
Yöneten: Kemal Aydoğan
Çeviren: Reyhan Özdilek
Sahne Tasarımı: Bengi Günay
Işık Tasarımı: İrfan Varlı
Afiş Tasarımı: İlknur Alparslan, Kuzey Emre Aksoylu, Deniz Önkal, İrem Aydemir, Ufuk Yırtıcı
Oyun Tanıtım Videosu: Enes Korkmaz
moda sahnesi TV: Halil Serhan Köse
Asistanlar: Mesut Karakulak, Ayşe Sinem Kayır
Oynayanlar: Onur Ünsal, Mehmet Tekatlı
Dış Ses: Necip Memili
Yaş sınırı: +18
Dıkşın: Büyük Şans
BÜTÜN ÇILGINLAR SEVER BENİ
İki eski arkadaş Yosif ve Angel yıllar sonra yeniden karşılaşırlar. Fakat iki arkadaş birbirlerine kırgındırlar. Yosif kendisi evlendikten sonra Angel’in uzaklaştığını, Angel ise evlendikten sonra Yosif’in çok değiştiğini söylerler. Aralarındaki bu diyalog daha sonrasında Yosif’in evliliği ve Maria’ya uzanır. Yıllar sonra bu buluşmanın arkasındaki sis perdesi aralanır. Maria’nın son derece kusursuzluğu ve sadakati Yosif’i rahatsız eder ve zihninde onu kemirmeye başlayan düşünceler başlar. Bu noktada Yosif korkunç bir plan yapar. Angel’dan karısını ‘baştan çıkarmasını’ ister. Eğer Maria, Angel’a karşılık verirse şüpheleri doğrulanacak, çıkmazsa yersiz çıkacaktır.
Yosif planın gerçekleşmesi için Angel ile Maria’yı baş başa bırakır. Evliliğin sınırları ve yapısı üzerine konuşmaya başlarlar. Yosif geri döndüğünde ne olup bittiğini anlamak ister ve provokatif davranışlar ve sözlerle anlamaya çalışır. Tam olarak istediğini alamayan Yosif planını daha detaylandırarak tekrar baş başa bırakır. Angel, Yosif’in anlattığı gibi Maria’ya yaklaşır fakat Maria geri çekilerek dostluğun değerini vurgular. İstediğini yine alamayan Yosif bir adım daha ileri gider ve son planını artık fiziksel bir koreografi şeklinde anlatır ve yapmasını ister. Gerilimin arttığı bu sahnede Maria kontrolü eline alır ve Yosif ile Angel için beklenmedik bir sonu hazırlar.
Erkek egosu, evlilik, dostluk, aşk, kıskançlık ve ihanetin iç içe geçtiği ironi rahatsız ederken hem de güldürmeye davet ediyor. Bütün Çılgınlar Sever Beni, 13 Eylül’de matine suare olarak izlenebilecek.
“Bütün Çılgınlar Sever Beni”
Yazan: Stefan Tsanev
Çeviren: Hüseyin Mevsim
Yöneten: Kemal Aydoğan
Sahne Tasarımı: Bengi Günay
Işık Tasarımı: İrfan Varlı
Afiş Tasarımı: Bengi Günay
Oyun Tanıtım Videosu: Enes Korkmaz
moda sahnesi TV: Halil Serhan Köse
Yönetmen Asistanı:Yağmur Mısırlıoğlu
Oynayanlar
Yosif: Mert Fırat
Maria: Öznur Serçeler
Angel: Çağlar Yalçınkaya
Süre: Tek perde 80′
+12
HER İKİ SAHNEDE MİSAFİR OYUNLAR
Moda Sahnesi’nde sezonun ilk oyunu 28 Ağustos Cuma günü sahnelenen Herkes Kocama Benziyor oldu. 29 Ağustos’ta Standarts Tiyatro’nun Bu Hikaye Senden Uzun Osman oyunu ve 30 Ağustos Pazar günü Gökben ile Alpay’ın “Senede Bir Gün” başlıklı stand-up gösterisi izleyici ile buluştu. Sezonun ilk günlerini misafir ekiplerle karşılayan Moda Sahnesi’nin 31 Ağustos programında Hangardz’ın 52 Hertz oyunu ve 1 Eylül’de ise Strandom Arthouse’un Apsolit‘i var.
Misafir topluluklar da ay boyu Moda Sahnesi’nde izleyici ile buluşmayı sürdürecek. Sevgili Arsız Ölüm Dirmit ise 12, 25-26 ve 30 Eylül günleri Büyük Salon’da olacak. TiyatroAdam’ın Jan Dark’ın Öteki Ölümü 2 Eylül, Mek’an Sahne’nin 9/8’lik Kıyamet 7 Eylül, Jüt’ün Ermiş 14 Eylül, BGST’nin Bahar Noktası Soruşturması 15 Eylül, TiyatroİN’in Elma Labrador Çimen 27 Eylül ve Tiyatro B23’ün Çok Küçük Bir İhtimalin Hikayesi 28 Eylül günleri burada sahne alacak oyunlar arasında. Ayrıca 29 Eylül’de İstanbul Şarkıları konseriyle tiyatroya müzikal bir ara da var. Stand-up olarak da 6 Eylül’de Seda Yüz ve 20 Eylül’de Pınar Fidan sahnede olacak.
Stüdyo Sahne ise toplam 12 gösterimle ağırlıkla Perşembe-Cuma-Cumartesi günleri faal. Program 4 Eylül’de Tiyatro Nok’un Uzun Mesafe Koşucusunun Yalnızlığı ile açılıyor; 5 Eylül’de Karagöz Sanat Atölyesi’nin Karagöz Aranıyor Işkırlak adlı atölye-gösterimi ve 6 Eylül’de Canerce’nin stand-up performansı var. Yabancı 10 Eylül, Abdullah, Konuş! 11 Eylül ve Zühre 12 Eylül’de izleyici ile buluşacak. Afife 18 Eylül, Vakit Tamam Abbas 17 Eylül, Lazarus 24 Eylül, On İkinci Ev 25 Eylül, Kırmızı Deynek 26 Eylül ve Kat 9 Daire 34 30 Eylül günü Stüdyo Sahne’de olacak.
Moda Sahnesi’nin ve misafir toplulukların biletlerine Biletinial üzerinden ulaşabilirsiniz.