Bahçeşehir Üniversitesi Konservatuvarı’nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamayla, son günlerdeki iddialara yanıt verildi. Üniversite önce “şeffaflık ve sorumluluk” dedi, sonra Meltem Cumbul’un arkasında olduğunu vurguladı. Bahçeşehir Üniversitesi Dayanışması’nın yanıtı gecikmedi, öğrenciler beyanlarını ve yaşadıklarını hatırlatarak, üniversite yönetiminden tercih yapmasını istedi!
BAÜ Konservatuvarı’ndan yapılan Meltem Cumbul hakkında çeşitli mecralarda yer alan iddiaların üzüntüyle takip edildiği ve liyakate büyük önem verildiği ifade edilen açıklamada, “Konservatuvarımızın temel önceliği, öğrencilerimize nitelikli, güvenli ve çağdaş bir sanat eğitimi sunmak; onların sanatsal ve akademik gelişimlerini özenle desteklemektir. Eğitim süreçlerimiz, öğrencilerimizin kendilerini özgürce ifade edebildikleri, saygı ve güvene dayalı bir ortamda yürütülmektedir” denildi.

“VERDİĞİMİZ EĞİTİMİN ARKASINDAYIZ”
Meltem Cumbul’un gerek sanatsal kariyeri gerekse öğrencilerle kurduğu iletişim süreçlerinde, BAÜ Konservatuvarı’nın bu yaklaşımı ve temel değerleriyle uyumlu bir şekilde görev yaptığı dile getirilen açıklamada, şöyle denildi: “Konservatuvarımızın itibarını zedeleyebilecek her türlü yaklaşımın hem bireysel hem de kurumsal düzeyde zarar verici olduğunun altını çizmek isteriz. Bahçeşehir Üniversitesi Konservatuvarı olarak, öğretim elemanlarımızın, idari kadromuzun ve verdiğimiz eğitimin arkasında durduğumuzu; tüm süreçlerin hukuki ve kurumsal çerçevede, şeffaflık ve sorumluluk anlayışıyla değerlendirileceğini kamuoyuna saygıyla bildiririz.”
Bahçeşehir’de sular durulmuyor: Oyunculuk tekniği mi, şiddet mi?
ÖĞRENCİLER YANIT VERDİ: SINIR İHLALİ MEŞRULAŞTIRILAMAZ!
Bahçeşehir Üniversitesi Öğrenci Dayanışması, Sahne Sanatları Bölümü’nden öğrencilerin açıklamasını paylaşarak okul yönetiminin iddialarına yanıt verdi. BAÜ Konservatuvarı imzasıyla yapılan açıklamanın onlarca öğrencinin ortak ve tutarlı beyanlarını ciddiyetle ele almak yerine “ifade özgürlüğü” söyleminin arkasına sığınarak meselenin özünü perdelediği savunulan açıklamada, “Eğitim sürecimiz içerisinde Meltem Cumbul tarafından tarafımıza söylendiğini beyan ettiğimiz şu ifadeler açıktır: “Domuz gibi durma/Mal gibi durma.” “Algılamakta zorluk mu çekiyorsunuz, algılayamıyor musunuz?” Bahçeşehir Üniversitesi yönetimine açıkça soruyoruz: Meltem Cumbul’un bir öğrenciye “domuz gibi durma” demesini metoda uygun bir yaklaşım olarak mı görüyorsunuz? “Mal gibi durma” ifadesini akademik iletişim dili kapsamında mı değerlendiriyorsunuz? “Algılamakta zorluk mu çekiyorsunuz?” diyerek öğrencinin zekasını hedef alan bir üslubu mu savunuyorsunuz? Bunun adı yöntem değildir. Bunun adı eleştiri değildir. Aşağılama ve sınır ihlali hiçbir söylemle meşrulaştırılamaz” denildi.
Öğrencilerin beyanlarının bunlarla sınırlı olmadığını hatırlatan öğrenciler, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Meltem Cumbul’un sahne ve ders süreçlerinde, kişisel geçmişlerimizi, travmatik deneyimlerimizi, kayıplarımızı açmamızı isteyip; bu paylaşımların ardından bizleri itibarsızlaştıran bir dil kullandığını bildirdik. Paylaşımlarımızın hafife alındığını; zekâmızın ve algımızın ima yoluyla aşağılandığını; sahnede “yetersiz” ve “anlamayan” kişiler gibi konumlandırıldığımızı ifade ettik. Bu sürecin ağlama krizlerine ve yoğun psikolojik zorlanmalara yol açtığını beyan ettik. Bu beyanlar görmezden gelinmiştir. Biz münferit değiliz. Biz “birkaç hassas öğrenci” değiliz. Biz onlarca kişiyiz. Ve hep birlikte konuşuyoruz.”
“MARUZ KALDIĞIMIZ TUTUMLARI REDDEDİYORUZ”
“Biz bu bölümü emeğiyle kazanmış, disiplinli, sahne pratiği ağır, akademik ve sanatsal üretimi ciddiye alan öğrencileriz. Maruz kaldığımız bu tutumları reddediyoruz” diyen öğrenciler, eleştiri ile aşağılama arasındaki farkı ayırt edebilecek zekâya ve bilinç düzeyine sahip olduklarını, sorunun adını koyabilecek kadar olgun olduklarını ve hak arayabilecek kadar da kararlı olduklarını da dile getirdi. Öğrenciler BAÜ yönetimine, “Onlarca öğrencinin deneyimleri dile getirmesi bir algı değil, kurumsal sorumluluk gerektiren bir durumdur” hatırlatması yaparak, kararlı olduklarını tekrarladı: “Bahçeşehir Üniversitesi yönetimi açıkça bir tercih yapmalıdır: Meltem Cumbul’un bu dili ve yaklaşımı mı savunulacaktır, yoksa öğrencilerin onuru ve psikolojik güvenliği mi korunacaktır? İfade özgürlüğü, öğrencinin onurunu zedeleyen tutumları meşrulaştırma aracı değildir. Güçlü olanı koruma refleksi değildir. Bizler küçümsenmeyeceğiz, itibarsızlaştırılmayacağız, susturulmayacağız. Bağımsız ve şeffaf bir soruşturma süreci derhal başlatılmadığı takdirde, tüm idari ve hukuki yolları kararlılıkla kullanacağımızı kamuoyuna açıkça bildiririz.”
Bahçeşehir Üniversitesi Öğrenci Dayanışması’nın paylaşımı için tıklayın

