Zweig’ın dünyası İstanbul’da: Sergi ve tiyatro aynı mekanda
Avusturya Kültür Ofisi İstanbul ile Duende Tiyatro işbirliğiyle, Stefan Zweig’ın düşünsel ve edebi mirası Şubat ayında İstanbul’da seyirciyle buluşuyor. Stefan Zweig’ın gezici sergisi 2 – 18 Şubat 2026 tarihleri arasında haftaiçi 10.00-15.00 saatleri arasında görülebilecek, Duende Tiyatro’nun Satranç oyunu ise 17 Şubat akşamı saat 19.30’da aynı alanda sahnelenecek.
20. yüzyılın ve Avusturya edebiyatının dünya çapında en etkili yazarlarından biri olan Stefan Zweig, edebiyatın sınırlarını aşan evrensel dili, insan psikolojisine dair derinlikli bakışı ve barış düşüncesiyle bugün hâlâ güncelliğini koruyan bir yazar. Zweig’ın bu çok katmanlı dünyası, Avusturya Kültür Ofisi İstanbul ile Duende Tiyatro iş birliğiyle İstanbul’da özel bir etkinlik kapsamında yeniden izleyiciyle buluşuyor.
Daha önce farklı zamanlarda ve farklı mekânlarda gerçekleşmiş iki ayrı çalışma, Stefan Zweig Gezici Sergisi ve Zweig’ın ünlü eseri Satranç’tan uyarlanan tiyatro oyunu sanatçının doğumunun 145. yılında aynı mekânda bir araya geliyor. Edebiyat, tiyatro ve düşünce tarihini kesiştiren bu buluşma, izleyiciye Stefan Zweig’ın dünyasını çok yönlü bir deneyim olarak sunmayı amaçlıyor.

Avusturya Kültür Ofisi İstanbul’da yeniden açılan sergi, Zweig’ın yaşamına, üretim sürecine ve entelektüel mirasına kapsamlı bir bakış sunuyor. El yazmaları, belgeler, fotoğraflar, ses kayıtları ve görsel materyaller aracılığıyla kurgulanan sergi, Zweig’ı yalnızca bir yazar olarak değil; sürgün, savaş, barış ve insanlık fikri etrafında düşünen bir “dünya yazarı” olarak ele alıyor. Sergi, Zweig’ın yaşadığı dönemin politik ve kültürel kırılmalarını, bugünün dünyasıyla bağ kuran bir perspektifle izleyiciye aktarıyor.
17 Şubat akşamı sahnelenecek olan Satranç oyunu ise, Stefan Zweig’ın son dönem eserlerinden birini çağdaş bir tiyatro diliyle yeniden yorumluyor. Duende Tiyatro’nun beden odaklı ve minimal sahne anlayışıyla hayat bulan oyun, faşizm karşısında zihinsel direnişi, yalnızlığı ve insan ruhunun sınırlarını merkeze alıyor. İpek Taşdan’ın oynadığı ve yönettiği çok katmanlı bir anlatımla şekillenen bu uyarlama seyirciyi yoğun bir psikolojik ve düşünsel deneyime davet ediyor.
Sergi ve tiyatro oyunu birlikte ele alındığında, izleyiciye benzersiz bir bütünlük sunuluyor: Sergi mekânında Stefan Zweig’ın düşünsel evreninde dolaşmak, ardından sahnede bu evrenin bedensel ve dramatik bir karşılığını izlemek, edebiyat ile tiyatro arasında güçlü bir bağ kurmayı hedefliyor.

