eleştiri

Vakit Tamam Abbas: Dinsin artık bu kalb ağrısı

haydi abbas, vakit tamam; akşam diyordun işte oldu akşam. kur bakalım çilingir soframızı; dinsin artık…

Pera’da Bir Lola: Kaderin sillesine aldırmayan bir maceraperest

BEYZA YILDIRIM Yaşadığımız dünyada kadın olmak ne kadar zorsa, arzuları olan ve her şeye rağmen…

Sandalyeler: Maskeler, sessizlik ve yalnızlığın temsili

Haydi cicim… Pencereyi kapat, durgun su fena kokuyor; hem de içeriye sivrisinek doluyor.” DİLAN AYDEMİR…

Baba: Baba gibi baba olmak ya da hegemonik erkeklik miti

“Babası ile arası iyi olan var mı? … Peki ya oğlu ile arası iyi olan…

İnziva: Kimliğin ve vicdanın infazı

– Birbirimize dönmüşüz. Şimdi… Şimdi… Sen benim düşmanım değilsin. Ben kendimin düşmanıyım. – Ben… Ben…

Soytarı: Bireysel travmanın toplumsal yankısı

“Ben İsmail oğlu İbrahim Selviler. 2000 yılının 17 Mayıs’ında işlenen cinayeti size anlatacağım. Sadece bu…

Yüzüm Güzel Aslında: Sektör ışıklarının aydınlatamadığı gölgeler

“Kendimle barışık değilim ama kendimle barışık olmama durumuyla çok barışığım.” MUSTAFA KARA Oyuncular Sendikası’nın bir…

Kuşkondu Müzikali: Gökyüzüne açılan sahne

Dünya ve insan, Antik Yunan’dan beri bir tabağı paylaşır, ne aç doyar, ne tok. Dışarıdan…

Lie Low: Travma, dans ve ördek maskesi

BEYZA YILDIRIM İnsanoğlu, tarih boyunca ruhunda açılan boşlukları kapatmanın yollarını arayıp durdu. Yaşadığımız büyük ya…

Kara Kutu: Hakikati gölgede bırakma!

MUSTAFA KARA Unutmak ile hatırlamak arasında savrulan yıkıcı bir sır, bitmek bilmeyen inşaat gürültüsü. Abla…