28. Afife Ödülleri’nin ardından: İddialar, yanıtlar ve adaletsizlik eleştirisi
Yapı Kredi’nin sahibi olduğu Afife Tiyatro Ödülleri’ni İstanbul Şehir Tiyatroları bağımsız tiyatrolara haksızlık yapıldığı gerekçesiyle boykot etti, bir başka kentin belediye tiyatrosu inatçı bir çaba ve İstanbul belediyelerinin sahne destekleriyle ödül sahibi oldu. Nilüfer Kent Tiyatrosu’nun İlk Bakışta Prima Facie oyunu temsil sayısını İstanbul belediyelerinin salon tahsisiyle uzatmalarda tamamlayabildi, Bursa için alınmış telif hakkıyla 2026 yılında 2 kez Bursa’da, 10 kez İstanbul’da perde açtı.
Bu arada “oyunu tüm jüri üyelerinin izlemediği” gerekçesi ileri sürülerek İstanbul’da ek bir temsil yapılması için girişimlerde bulunuldu. Bu bilgileri sorduğumuz Afife Tiyatro Ödülleri 5 gün geçtikten sonra kategori değişikliği iddialarını yalanladı, “izlediği sisteme kaydedilen jüri sayısını” ise 1 eksikle 32 olarak açıkladı. Yönetmeliğe göre jüri üyelerinin aday olan oyunların tamamını izlemesi gerekiyordu. Afife Ödülleri noter huzurunda yapılan oylamaya kaç jüri üyesinin katıldığı bilgisini ise vermemeyi tercih etti. Nilüfer Belediyesi ise 5. günde “hukuki ve ticari sorumluluk alanına girdiği” gerekçesiyle sorularımıza somut yanıt vermeyip, genel ifadelerle yetindi.
(NOT: Bu dosya ilk olarak 18 Mayıs 2026’da yayınlanmış, 5 gün önce sorulan sorulara kurumlardan gecikmeli gelen yanıtların ardından yeniden yazılarak, 19 Mayıs tarihinde güncellenmiştir.)
MUSTAFA KARA
“Gerçek, anlatılana mı dayanır, yaşanana mı?” Nilüfer Kent Tiyatrosu, İlk Bakışta Prima Facie‘yi izleyiciye böyle tanıyor. Hukukla vicdanın kesişim noktasında geçtiğini söylüyor. Şimdi hukuk, vicdan ve etik çerçevesinde Yapı Kredi Afife Ödülleri’ne ve Prima Facie’nin sürecine bakalım; bize ne anlatılmış, aslında ne yaşanmış?
Yapı Kredi Bankası’nın açıkça “sponsoru değil sahibiyiz” dediği ve tiyatronun “en prestijli ödülü” olduğu söylenen Afife Tiyatro Ödülleri bu yıl 28. kez verildi. Geçen yılki protestolar ve tartışmaların ardından görece sakin bir ödül töreni oldu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın tarihi bir açıklamayla “adalet ve eşitlik” çağrısı yaparak ödüllerden çekilmesi bile fazla konuşulmadı. Ödül alan bağımsız tiyatro sayısı artırılarak, etkili tören konuşmalarına alan açılarak, geçmişte sert biçimde eleştirilen Afife Ödülleri bir anlamda günah çıkarmaya, gönül almaya, itibarını onarmaya çalıştı. Başarılı da oldu aslında.
Bize anlatılan, gösterilen bu! Peki ya yaşanan? Ödenekli tiyatroların yarattığı adaletsizlikle ilgili eleştirileri bu yıl bir ilçe tiyatrosu üzerinden okumaya çalışalım.
“ÖNEMLİ OKULUN ÖNEMLİ ÖĞRETMENİ”
“En Başarılı Kadın Oyuncu” ödülünü alan Rabia Zehra Şafak nedense çok heyecanlı ve duygu yüklü konuşma yaptı, “geciktirenler, zorlayanlar”dan söz etti. Ödül sonrası videolarında da alttan alta bu imalar seziliyordu. Konuşmanın diğer bir vurgusu ise “Beni yeniden inşa etti, yeniden doğurdu” dediği öğretmenine teşekkürü oldu. İsmini vermedi, kim olduğunu açık edecek bir imada bulundu: “İÜ Devlet Konservatuvarı’nın önemli bölümünün önemli hocası…” Salonda bir grup cümle yarıya gelmeden anlamıştı kim olduğunu, bir nümayiş yükseldi. Bu isim Afife Tiyatro Ödülleri Jürisi Başkanı Prof. Dr. Aslı Yılmaz’dı. Belli ki bu yüzden adı verilmemişti. Henüz alınan bir ödül bir oyuncuyu “yeniden inşa” etmez, “yeniden doğum” anlamına gelmez. Başka bir süreçten söz ediyordu Rabia Zehra Şafak. Öğretmen-öğrenci ilişkisinin böyle anılması da düşünülebilirdi. Ancak teşekkürün bir boyutu da Rabia Zehra Şafak’ın Nilüfer Kent Tiyatrosu’na gençlik tiyatrosu için stajyer kadrosundan girdiği 2024 yılına uzanıyordu. Dönemin Genel Sanat Yönetmeni Murat Daltaban ve Genel Yapım Yönetmeni Özlem Daltaban ile birlikte kadro seçmesi yapan jüride bir isim daha vardı. Afife Jürisi Başkanı Prof. Dr. Aslı Yılmaz, iki yıl içinde iki kez “yeniden doğurduğu” kıymetli öğrencisinin jüriliğini yapmıştı. Elbette burada hukuki bir sorun bulunmuyor, vicdan ve etik sorgulaması için de acele etmeye gerek yok.
Neler yaşandı, nasıl yaşandı, sırayla inceleyelim.
NKT İÇİN NERESİ SILA, NERESİ GURBET?
NKT’nin Prima Facie oyununun Yapı Kredi Afife Ödülleri’yle ilişkili olarak ilk dikkat çeken girişimi İstanbul’un farklı ilçe belediyelerinin desteğiyle 4 günde 6 temsil yaptığı bir turneye gelmesiydi. 30 ve 31 Mart 2026 ile 2 ve 3 Nisan 2026 tarihlerinde 6 temsillik İstanbul turnesi yapan oyun, 2026 yılı içinde Bursa’da sadece 2 temsil oynadı. Nilüfer Belediyesi, bu oyunu kendi ilçe halkı için değil, İstanbul seyircisi için mi hazırlamıştı? NKT kamu kaynaklarını kullanan bir ilçe belediye tiyatrosu değil de özel tiyatro olsaydı, bu hiç sorun değildi. Ancak şehrin asıl tiyatrosu, yani İstanbul Şehir Tiyatroları’nın dahi “özel tiyatrolar aleyhine adaletsizlik, eşitsizlik tespiti” yaparak çekildiği bir yılda, bir başka kentin ilçe belediye tiyatrosunun bunu yapması vicdana uygun muydu? Peki bir belediye tiyatrosunun kendi evinden kat be kat fazla, İstanbul’da oynaması kuruluş felsefesine ne kadar uygundu? Bunu, ödül ihtimaliyle bile İstanbul’a koşan ve tüm kadrosunu da kendisiyle birlikte sürükleyen Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir yanıtlasın! Pardon, tüm kadro yoktu, iç gerilimler nedeniyle bir eksik vardı, onu açacağız!
Tiyatro gündemini birazcık takip eden biri turne hamlesinin temel güdüsünün “İstanbul halkını tiyatroyla buluşturmak değil, Afife Jürisi’ni tiyatroyla buluşturmak” olduğunu hemen anlar. Evet, Yapı Kredi Afife Ödülleri’nin “İstanbul’da 10 temsil şartı”nı yerine getirmek için yapıldı bu turneler. Ama yine de takvim tutmuyordu. Afife Jürisi’nin ön değerlendirme takvimi içinde, yani 15 Mart 2025 ile 15 Şubat 2026 arasında 10 temsil yapılmalıydı. Evet, NKT’nin Prima Facie’si 10-11 Şubat’ta İstanbul’a gelmiş, bu kez İstanbul Büyükşehir Belediyesi salonlarında matine-suare 4 temsil vermişti. Sürenin bitmesine tam 4 gün kala! Üstelik bu temsiller iki hafta önce çıkan program duyurularında dahi yoktu, belli ki bir işaret gelmişti, her şey son dakika olmuştu.
Sonuçta ilk temsili gerçekleştirmiş, ek süre isteme hakkına kavuşmuştu Prima Facie. 27 Mart 2025’te prömiyer yapan oyun neredeyse bir yıl boyunca İstanbul’a hiç gelmemiş, bir son dakika hamlesi ile Afife potasında kalmayı başarmıştı. Şimdi Afife Yönetmeliği’nin ilgili maddesi gereği “zorunlu haller veya öngörülemeyen koşullar” gerekçesi ileri sürülerek, ek süre istenebilir, 11 Nisan 2026’ya kadar 10 temsil tamamlanabilirdi. Elbette Afife Jürisi’nin takdiriyle. “Sunulan takvimin değerlendirme sürecini aksatması veya aynı koşullardaki yapımlar açısından eşitlik ilkesini bozacak unsurlar bulunması halinde, jüri bu yapımları değerlendirmeye almama hakkına sahiptir” diyordu yönetmelik. Sonuçta Afife Jürisi öne sürülen “zorunlu haller ve öngörülemeyen koşullar” mazeretlerini kabul etti, diğer yapımlar açısından “eşitsizlik oluşmayacağını” takdir etti. Prima Facie de 4 günde 6 temsil yaparak yönetmelik şartını tamamladı. Durumun böyle geliştiği, Afife Tiyatro Ödülleri tarafından Sahneden’e yapılan açıklamada da doğrulandı ve “Kurum tarafından iletilen temsil takvimi ve gerekçeler, yönetmelikte yer alan hüküm kapsamında ele alınmış; İstanbul’daki temsil yükümlülüğünün aday belirleme sürecini aksatmayacak şekilde tamamlanması koşuluyla değerlendirme süreci yürütülmüştür.” denildi.
NKT, sezonun iddialı yapımı olan Lüküs Hayat ile birçok dalda Afife Ödülleri’ne başvurmuştu, asıl olarak bu oyun üzerinde duruluyordu. 4 temsillik ilk İstanbul turnesi sonrası “Afife Ödül Jürisi’nden geldiği söylenen” bir telefonla işlerin değiştiği; Prima Facie’nin Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu, Yılın En Başarılı Oyunu, Yılın En Başarılı Yönetmeni dallarında da aday olması kararı verildiği öne sürüldü. NKT’de yaşanan “iç gerilim” ortamında bu karar “Afife Jürisi’nden oyunu izleyenlerin çok beğenmesi ve bu şekilde yönlendirmesi” olarak açıklanıyordu. Afife Tiyatro Ödülleri, yaptığı açıklamada, bu iddiaları kesin bir dille yalanlıyor ve Rabia Zehra Şafak’ın ödül başvuru kategorisiyle ilgili bir değişiklik olmadığını ve Afife Ödülleri’nden böyle bir yönlendirme yapılmasının söz konusu olmadığını dile getiriyor.
Afife Tiyatro Ödülleri’nin Sahneden’e gönderdiği açıklamanın tam metni için tıklayın.

BURSA TELİFİ ALIP İSTANBUL TİYATROSUNA DÖNÜŞMEK!
Prima Facie’nin önünde bir başka ciddi engel vardı. Ya büyük bir amatörlükle hiç düşünülmemiş, ya “hatır, gönül baskı kurar çözeriz” diye umursanmamış bir engel. Bursa’nın Nilüfer ilçesinde kurulu bir belediye tiyatrosu olarak oyunun telif hakkı sadece Bursa kenti için alınmıştı. Bursa dışında oynaması izne bağlıydı ve 5 temsille sınırlıydı. Özellikle de İstanbul’da 5 yıldır bu oyunu sahneleyen, hatta kurallara uygun olarak birçok kente turneye de giden bağımsız bir tiyatro! Oyunun yazarı Suzie Miller’i temsil eden Onk Ajans’la prömiyerin üzerinden bir yıl geçtikten sonra Mart 2026’da yenilenen sözleşme de çare olmuyordu. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri bir yanda, sadece 5 temsil izni veren telif sözleşmesi diğer yanda!
NKT’nin Prima Facie’si bu vaziyet ortaya çıkana, hukuki süreçler başlatılana kadar sözleşmeyi aşacak kadar oyun oynamış, aday olma hakkı elde etmişti gerçi. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nin yönetmeliğinde telif sorunları için bir hüküm yoktu ve görmezden gelinebilirdi. Öyle de yaptılar, bu meselenin ne tarafı oldular, ne ilgilendiler. Nitekim Sahneden’e yapılan açıklamada bu konuya hiç değinilmedi. İstanbul’da telif hakkının sahibi olan Eksi On Altı Kolektif de öyle yaptı, onlar da Afife Ödülleri ile hiç ilgilenmedi, tartışmaların tarafı olmadı. Yıllardır “Oyun bu, hukuk oyunu” diye tanıttıkları oyunun fikrine uygun olarak hak ve hukuk çizgisinde durdu.
Küçük bir detay dışında hiçbir sorun yoktu aslında. İddialara göre jürinin “ödül alabilecek kadar” üyesi oyunu izleyememişti. Adaylık süreçleri aşılmış, yeterli sayılara ulaşılmıştı, ancak Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nin yönetmeliği çok açıktı: “Jüri Üyelerinin tamamı aday olan tüm oyunları izlemekle yükümlüdür.”
Afife Adayları 14 Nisan 2026’da kamuoyuna duyurulmuş, NKT’nin Prima Facie’si “En Başarılı Oyun”, “En Başarılı Yönetmen” ve “En Başarılı Kadın Oyuncu” gibi üç önemli dalda aday olmuştu. Bizzat NKT’nin adaylık sürecini yürüten isimler farklı yer ve zamanlarda “Acilen İstanbul’da temsil yapmaları gerektiğini” ifade ediyor, telif engelini aşmak için girişimlerde bulunuyorlardı. Bir yandan da ödüller kesinleşene kadar oyunu sahneleyebilecekleri bir salon arayışı söz konusuydu. Hem NKT içindeki tanıklıklar, hem İstanbul’daki girişimler sırasında sıklıkla duyulan “eksik olan jüri üyelerinin izlemesi için yeni temsil gerektiği” söylemi karşılık bulmadı ve NKT’nin Prima Facie’si adaylar ilan edildikten sonra İstanbul’da sahnelenemedi.
Bu yöndeki iddialara yanıt olarak Afife Tiyatro Ödülleri, net bir sayı vererek “33 jüri üyesinden 32’sinin oyunu izleme bilgilerinin sisteme kaydedildiği” açıkladı. Herhangi bir kanıt iletilmeden verilen bu sayı doğruysa, hâlâ yönetmeliğin ön gördüğü biçimde “jüri üyelerinin tamamı” şartını yerine getirmiyor. Ancak bir çoğunluk ifade ediyor. Sahneden’e yapılan açıklamada şöyle denildi. “Jüri izleme sürecine ilişkin olarak; İlk Bakışta Prima Facie oyunu, adaylık süreci kesinleşmeden önce 33 kişilik jürinin 32 üyesi tarafından izlenmiş ve izleme bilgileri sisteme kaydedilmiştir. Yönetmelikte adaylık ilanı sonrasında tiyatrolara ek temsil yapma zorunluluğu getiren bir hüküm bulunmadığı gibi, jüri üyeleri için özel temsil talep edilmesine yönelik bir uygulama da söz konusu değildir.”
Açıklamada kazananların belli olduğu oylamanın da noter huzurunda, bireysel ve kapalı oylama şeklinde gerçekleştirildiği hatırlatıldı, ancak bu oylama ile ilgili herhangi bir sayı ya da belgeye yer verilmedi. Noter huzurundaki oylamaya katılan jüri üyelerinin sayısı verilmeden, “32 jüri üyesininin izleme bilgisinin sisteme kaydedildiği” ifadesi yeterli görüldü.

NKT’DEKİ İÇ GERİLİM VE TÖRENİ BOYKOT
Öte yandan Nilüfer Kent Tiyatrosu içerisinde süreç ciddi gerilimlere yol açıyordu. NKT tüzel kişiliği Şubat 2026’ya kadar bağımsız bir müdürlüktü. Merkezi hükümetin çıkardığı bir yönetmelikle bu pozisyon kapatıldı, NKT Kültür Müdürlüğü’ne bağlandı. Bu değişiklik tam da NKT’nin Afife Ödülleri ile ilgili adımların atıldığı döneme denk geliyordu.
NKT’de gerilimi gün yüzüne çıkaran, yıllarca NKT Müdürlüğü yaptıktan sonra, merkezi iktidarın ilçe belediyelerine tiyatro müdürlüğü kurmayı yasaklayan müdahalesi sonrası “Tiyatro ve Sahne Sanatları Bürosu Sorumlusu” sıfatıyla görevini sürdürmeye devam eden Kazım Güçlü’nün tavır alarak ödül törenine gelmemesi oldu. Bu durumla ilgili NKT sanatçılarına da herhangi bir açıklama yapılmadı. Rabia Zehra Şafak ödül konuşmasında da, belediye için çekilen videoda da, BiletiniAl’dan Bahar Çuhadar’a verdiği demeçte de oyunun prömiyerini yaptığı dönemde NKT Müdürlüğünü yürüten ve ödül töreni sırasında da “Tiyatro ve Sahne Sanatları Bürosu Sorumlusu” sıfatıyla en yetkili ismi olan Kazım Güçlü’nün adını anmamıştı. Üstelik ödül konuşmasında “zorlayanlar, geciktirenler” diyerek isim vermeden eleştiri getirmişti. Bu kartların artık açık oynandığı ve Nilüfer Kent Tiyatrosu’nun yeni bir dönemin eşiğinde olduğunun işaretini veriyordu.
NİLÜFER BELEDİYESİ’NİN YANITI
Nilüfer Belediyesi, bu dosyada yer verdiğimiz iddialarla ilgili olarak ilettiğimiz sorulara, dosya yayınlandıktan bir gün sonra yanıt verdi. Nilüfer Kent Tiyatrosu’nun Şubat 2026’dan bu yana bağlı olduğu Nilüfer Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Nurgül Işık’ın imzasını taşıyan yanıtta, Nilüfer Kent Tiyatrosu’nun Afife Ödülleri ile ilgili süreci “şeffaflık ve belirlenmiş kurallar çerçevesinde” yürüttüğü belirtildi. Yanıtta, ilettiğimiz soruların “kurum içi işleyiş, sözleşme süreçleri, telif ilişkileri, resmi yazışmalar ve idari karar mekanizmalarına ilişkin detaylı değerlendirmeler içerdiği” ifade edilerek, “hukuki ve ticari sorumluluk” gerekçesiyle somut bir yanıt verilmedi.İlettiğimiz soruların ve verilen yanıtın tam metinleri için tıklayın.
AFİFE’NİN KRİZİ VE BİR YÜZLEŞME ÇAĞRISI
Bu süreçten geriye, Yapı Kredi’nin sahibi olduğu, ülkenin “en prestijli ödülü” sayılan Afife Tiyatro Ödülleri’ne yönelik “adaletsizlik” eleştirileri, kamu kaynaklarını kullanan ödenekli tiyatrolar lehine görülen eşitsizlik ve Türk tiyatrosunun bugün de yaşayan ilk ve en eski resmi kurumu olan Dârülbedâyi’nin dahi isyan etmesine yol açan yapısal kriz kaldı.
Afife Tiyatro Ödülleri’nin yazılı açıklaması “Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nde değerlendirme süreci; bağımsız jüri yapısı, açık yönetmelik hükümleri ve eşitlik ilkesi doğrultusunda yürütülmektedir. Türk tiyatrosuna duyduğumuz sorumlulukla, sürecin şeffaflığına ve ödüllerin saygınlığına zarar verebilecek iddialar karşısında gerekli bilgilendirmeleri yapmaya devam edeceğiz” vurgusu yaparken, “eşitlik” vurgusu akıllara bağımsız tiyatroların itirazını duyan ve açık destek veren İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın açıklamasını getirdi: “…şehir tiyatroları, devlet tiyatroları, büyük ölçekli prodüksiyon tiyatroları ve bağımsız sahnelerin aynı kategorilerde değerlendirilmesinin adil bir zemin oluşturmadığı kanaatindeyiz. Üretim koşulları, bütçe olanakları, teknik altyapı, kadro sürekliliği ve sahne imkânları bakımından farklı yapılara sahip tiyatroların, kendi ölçekleri ve koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.”





