Bahçe Tiyatrosu Festivali: Antep’te tiyatro bahçeye taşınıyor
Nar Sanat Derneği ile Gece Tiyatro’nun işbirliğiyle ilk kez düzenlediği Bahçe Tiyatrosu Festivali, 23-27 Eylül tarihleri arasında Gaziantep’te gerçekleştirilecek. 1913 yapımı bir taş evin bahçesinde yapılacak festivalde, beş yetişkin oyunu, bir çocuk oyunu ve bir pantomim atölyesi yer alacak. Festival, manifestosunda “erişim” başlığı altında toplanan bir gerekçeye yaslanıyor: Bilet fiyatları, sansür ve yetersiz kültür alanları.
Gaziantep’te 2010’dan bu yana faaliyet gösteren Nar Bilim Kültür ve Sanat Derneği ile kentin yerel profesyonel topluluklarından Gece Tiyatro, bu yıl ilki düzenlenen Bahçe Tiyatrosu Festivali’nde bir araya geliyor. Festival 23-27 Eylül tarihleri arasında, derneğin yerleşke olarak kullandığı 1913 yapımı taş evin bahçesinde gerçekleşecek. Mekân seçimi festivalin kendisini tarif etme biçiminin de merkezinde. Gaziantep’in tarihi dokusunu koruyan taş evlerinden biri olan yapının bahçesi, beş gün boyunca açık havada bir sahneye dönüşecek. Düzenleyiciler kentte 18’in üzerinde tiyatro ekibinin çalıştığını belirtiyor; festivalin çıkış noktası ise bu üretimin yalnızca geleneksel salonlara bağlı kalmaması gerektiği düşüncesi. Programın dağılımı dikkate değer: yedi etkinliğin üçü Gaziantep dışından (Öykü Su Okur, Tiyatro Panki, İlker Kılıçer), ikisi düzenleyici ortakların kendi üretimi.
TİYATROYA ERİŞİM ZORLAŞTI
Festival, programını bir manifestoyla birlikte duyurdu. Metin, tiyatroya ve kültürel yaşama erişimin giderek zorlaştığını öne sürüyor ve bunun nedenlerini sıralıyor: ekonomik koşullar, pahalı biletler, sansür ve baskı, yetersiz kültür alanları, erişim engelleri. Manifestoya göre sanat, doğal bir yaşam pratiği olmaktan çıkıp giderek daralan bir çevrenin ulaşabildiği bir ayrıcalığa dönüşüyor. Düzenleyicilerin buna verdiği yanıt mekânsal. Tiyatronun salonda olduğu kadar sokakta, mahallede, parkta ya da bahçede de var olabileceği savunuluyor. Metnin başlığa taşınan cümlesi bu yaklaşımı özetliyor: “Tiyatro, insanlarla buluştuğu her yerde çoğalır.” Manifesto, tiyatro oyunlarının yalnızca izlenen değil birlikte yaşanan bir şey olduğu vurgusuyla kapanıyor.
ETKİNLİK PROGRAMI
23 Eylül, 20.00 — Zuhal / Öykü Su Okur
Öykü Su Okur’un yazıp yönettiği ve tek başına oynadığı Zuhal, oyuncunun kendi günlüklerinden ve notlarından yola çıkan otobiyografik bir çalışma. Okur, oyunu geçtiğimiz dönem salonların yanı sıra parklarda ve açık alanlarda da ücretsiz olarak sahneledi.
24 Eylül, 20.00 — Yaşasın Kavuniçi / Bir Başka Tiyatro
Aziz Nesin’in tek perdelik oyunu, siyasetin büyük hamlelerini küçük çıkarlar üzerinden anlatan bir hiciv.
25 Eylül, 20.00 — Sis / Tiyatro Panki
Tiyatro Panki’nin Sis’i, bu yıl Trabzon’da düzenlenen 5. Uluslararası Tiyatro Festivali programında da yer almıştı.
26 Eylül, 13.00 — Neşeli Prens (Çocuk Oyunu)
Gece Tiyatro Festivalin tek çocuk oyunu, düzenleyici ortaklardan Gece Tiyatro’dan geliyor ve programın gündüz saatine yerleştirilmiş tek gösterimi.
26 Eylül, 20.00 — Müsveddeler / İlker Kılıçer
Birbirinden bağımsız yedi kısa pantomim bölümünden oluşan, kimi zaman hüzünlü kimi zaman mizahi bir yapıdaki oyun 16 yaş ve üzeri izleyiciye öneriliyor.
27 Eylül, 11.00 — Bedenimiz Konuşuyor Pantomim Atölyesi
İlker Kılıçer Festivalin tek atölyesi, bir gün önce oynadığı oyunun ardından yine Kılıçer tarafından yürütülecek.
27 Eylül, 20.00 — Hayvanat Bahçesi Hikâyesi / Nar Sanat Tiyatrosu
Edward Albee’nin iki kişilik oyunu, festivali ev sahibi derneğin kendi topluluğuyla kapatıyor. Bir park sırasında geçen metin, açık havada oynanmaya bu program içindeki en uygun işlerden biri.


