Vazgeçtim Balık Olmaktan: Esaretin çoğul yüzleri
Meğer herkesin bir şekilde eşiğinden geçtiği o şey. Esaret!”
Kübra Karatepe’nin yazıp tek başına oynadığı, Selena Demirli’nin yönettiği Vazgeçtim Balık Olmaktan, 29 Ekim’de Koma Sahnesi’nde prömiyer yapmaya hazırlanıyor. Münferit Tiyatro yeni oyunuyla 1970’lerin sonundan 1980’lerin başına uzanan bir göç ve özgürleşme anlatısını sunuyor. Oyunun ışık tasarımı Mahmut Çaymaz’a, afiş ve görsel tasarımı Coşkun Yaşar’a, fotoğrafları ise Ayten Çelik’e ait.
Vazgeçtim Balık Olmaktan’ın merkezinde Çilem var: Kendisi için çizilmiş sınırların dışına çıkmaya karar verip önüne gelen ilk trenle Ahlar Köyü’nden İstanbul’a gelen bir kadın. Yolculukta tanıştığı Karadenizli Meryem Ana onu manevi evlat edinerek Ihlamur Sokak’taki evine götürür. Çilem’in kentle kurduğu bu ilk temas, aradığı özgürlüğün sandığı kadar tek anlamlı ve kolay ulaşılır olmadığını gösterecektir.
Oyunun tanıtım metni, esaretin tek bir biçimi olmadığı fikrini merkeze alıyor: Bülbül Alev’in suskunluğu, Halil’in sessiz direnişi, Kezban’ın kabullenişi ve Meryem’in fedakârlığı, Çilem’in kendi hikâyesinin yanına aynı eşiğin farklı geçilme biçimleri olarak yerleşiyor. Oyunu duyururken öne çıkarılan cümle de bu çerçeveyi özetliyor: “Esaret varsa özgürlük yoktur.”
“Vazgeçtim Balık Olmaktan”
Yazan ve oynayan: Kübra Karatepe
Yöneten: Selena Demirli
Işık tasarımı: Mahmut Çaymaz
Afiş ve görsel tasarım: Coşkun Yaşar
Fotoğraf: Ayten Çelik
Süre: Tek perde, 65 dakika
“Vazgeçtim Balık Olmaktan”

