Macbeth-Bir Dans Tiyatrosu Yorumu: İktidarın bedendeki izi
Seda Özgiş yönettiği Macbeth – Bir Dans Tiyatrosu Yorumu, Shakespeare’in tragedyasını olay örgüsü üzerinden değil, iktidarın beden, mekân ve zamanda bıraktığı izler üzerinden yeniden düşünüyor. 17 oyuncu ve dansçının yer aldığı 70 dakikalık performans, Kasım ayında iki ayrı temsille Ak’la Kara Tiyatro’da izleyiciyle buluşuyor.
Shakespeare’in en karanlık tragedyalarından Macbeth, bu kez sözden çok bedenin taşıdığı bellekle sahneye çıkıyor. Seda Özgiş’in rejisi ve koreografisi, Macbeth’i dramatik bir yapı olarak yeniden kurmak yerine onu “temsil-sonrası” (post-representational) bir alan olarak ele alıyor. Metin, sahnede anlatılan bir hikâye olmaktan çıkıp beden, ses ve ritüel aracılığıyla yeniden dolaşıma sokulan bir ize dönüşüyor. Bu yorum, tragedyanın nedensel ilerleyişini bilinçli olarak askıya alıyor. Zaman çizgisel akmıyor; tekrarlar, duraksamalar ve ritüelistik eylemlerle yoğunlaşmış bir şimdiki zaman kuruluyor. Sahne de olayların cereyan ettiği bir yer olarak değil, suçtan sonra kalanların biriktiği bir eşik mekân olarak tasarlanıyor. Yapımın kendi ifadesiyle, sahnedeki her hareket, her duraksama ve her sessizlik hırsın, suçun ve tanıklığın fiziksel bir izdüşümü olarak kurgulanıyor.

CADILAR KARAKTER DEĞİL, İKTİDARIN KENDİSİ
Özgiş’in okumasında cadılar metinsel karakterler olarak değil, iktidarın anonim ve süreğen işleyişi olarak konumlanıyor. Macbeth figürü bireysel bir ahlaki çöküşün öyküsünden çok, iktidarın bedende yarattığı deformasyonun taşıyıcısı olarak beliriyor. Lady Macbeth ise psikolojik bir karakter olmaktan ziyade bastırılmış arzu, tekrar ve dürtü üzerinden işleyen bir “kuvvet alanı” olarak ele alınıyor.
Sahnelemede kullanılan su, süt, karanlık ve ses, sembolik anlamlar yüklenmekten çok duyusal ve bedensel bir etki üretmek için kullanılıyor. Seyirciden anlatıyı çözmesi beklenmiyor; seyirci, bu etkiye bedensel olarak maruz bırakılıyor ve estetik mesafesini koruyan bir göz olmaktan çıkıp temsilin yarattığı gerilimin parçası hâline geliyor. Post-dramatik tiyatro, performatif ritüel ve beden merkezli sahneleme pratikleriyle ilişki kuran çalışma, Shakespeare metnini açıklamaktan çok onunla birlikte düşünmeyi öneriyor; yapımın deyişiyle “açıklayan değil, açık bırakan” bir sahne dili kuruyor.
Macbeth – Bir Dans Tiyatrosu Yorumu, 17 ve 29 Kasım günleri saat 20.30’da Kadıköy’deki Ak’la Kara Tiyatro’da izlenebilecek. Biletler Tiyatrolar‘da.
“Macbeth – Bir Dans Tiyatrosu Yorumu”
Yazan: William Shakespeare
Yönetmen ve Koreograf: Seda Özgiş
Yardımcı Yönetmen ve Müzik Kurgu: Esra Kucur
Yardımcı Koreograf: Mert Öztekin
Işık Tasarımı: Eren Uğurhan
Kostüm Tasarımı: Nilsu Baldan
Afiş ve Video Tasarımı: Erkan Kömürcü
Yapım: Tiyatro We
Yapımcı: Cem Engin
Yapım Koordinatörü: Fatma Yohay
Yapım Asistanı: Eylül Öztekin
Asistan: Defne Pelen
Oyuncular ve Dansçılar: Mert Öztekin, Esra Kucur, Ezgi Yaren Karademir, Ozan Demir, Atilla Gündoğdu, Gülnara Golovina, Özgür Berber, Ferhat Akgün, Dilayda Güneş, Güney Erdoğan, Ercan Tetik, Su Lara Aslan, Cemrenur Kurtalınmaz, Buse Büşra Güzel, Ece Abay, Nisan Sili, Eylül Güler

“Macbeth – Bir Dans Tiyatrosu Yorumu”


