Maltepe Tiyatro Festivali başlıyor: Perde bir ay boyunca açık
Maltepe Belediyesi’nin Avrasya Tiyatrolar Birliği (ETA) ile düzenlediği 8. Uluslararası Maltepe Tiyatro Festivali, 1-31 Ekim 2026 tarihleri arasında 24 oyun, bir açılış konseri, bir kapanış galası, bir söyleşi ve beş atölye gününü seyirciyle buluşturuyor. Programda Filistin’den Bulgaristan’a, Özbekistan’dan İspanya’ya uzanan dokuz yabancı oyunun ve Ukrayna Ulusal Operet Tiyatrosu’nun galasının yanında Türkiye’den on beş topluluk yer alıyor.
“#HayatSahnede” sloganıyla bu yıl sekizincisi düzenlenen festivalin temsillerinin neredeyse tamamı Maltepe’deki Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi’nin Kardelen 1 salonunda yapılacak. Tek istisna, 5 Ekim’de Yaşar Kemal Kültür Merkezi İnce Memed Salonu’nda sahnelenecek Gürcü yapımı “Köpek”.
Oyunlar her akşam saat 20.00’de, atölyeler ve söyleşi 18.00’de başlıyor.
KIRMIZI HALI, ÜÇ TENOR VE SINIR TANIMAYAN GÜÇ
Festival, 1 Ekim akşamı 20.00’de Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde kırmızı halı karşılamasıyla açılıyor. Aynı gece 21.00’de Kardelen 1’de Romanya Yaş (Iași) Büyükşehir Orkestrası ile Maltepe Belediyesi Kent Orkestrası ortak bir konser verecek. “3 Tenors from Iași in Istanbul” adlı konser, Üç Tenor geleneğinden yola çıkıyor. Programda opera, operet, müzikal tiyatro ve klasik müzik parçalarıyla İtalyan kanzonetleri yer alıyor. İkinci gün 18.00’de Kardelen 2’de “Sınır Tanımayan Güç: Tiyatro” başlıklı söyleşi yapılacak. Söyleşiyi Maltepe Belediye Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Kubilay Erdelikara yönetecek.
Konuşmacılar arasında eski Devlet Tiyatroları Genel Müdürü, yönetmen, yazar ve oyuncu Tamer Levent var. Avrasya Tiyatrolar Birliği Başkanı, Portekizli yönetmen ve oyuncu Rui Madeira, oyuncu Erkan Bektaş, Kıbrıslı Türk yönetmen ve oyuncu Derman Atik ile Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği Başkanı Nazif Uslu da masada olacak. Söyleşinin konusu, tiyatronun kültürler arasında nasıl köprü kurduğu ve değişen dünyada kendine hangi yolları açabileceği.
GAZZE’DEN KIBRIS’A, SİLİSTRE’DEN ZARAGOZA’YA
Festivaldeki yabancı yapımlar iki ana hatta toplanıyor: Balkanlar, Kafkasya ve Orta Asya’dan gelen topluluklar ile Akdeniz havzasından gelen çağdaş metinler. Savaş, göç ve bölünmüşlük programın en belirgin ortak izleği. Derin Sesler (4 Ekim) Filistin’den Al-Kasaba Tiyatrosu ile MultiDrama’nın ortak yapımı. Oyun, Gazze’de yaşayan Farah El-Ghoul’un günlüklerine dayanan belgesel bir monodram. Metni yazan ve oynayan Tahani Salim, yönetmen Sawsan Darwaza. Gerçek tanıklıklar görsel ve işitsel malzemeyle birlikte sahneye taşınıyor. Ada (25 Ekim), Kıbrıs’ın iki yakasından oyuncuların yer aldığı bir ortak yapım. Limasol merkezli ETHAL Tiyatrosu’nun üretimi olan oyunun metni Ahilleas Grammatikopulos ile Mihalis Kolokotronis’e ait; yönetmen Grammatikopulos. Yorgos Evagoru ve İzel Seylani’nin oynadığı oyunda, sömürge yönetiminin aynı hücreye kapattığı Kıbrıslı Türk öğretmen İbrahim ile Kıbrıslı Rum çiftçi Andreas’ın hikâyesi anlatılıyor. Paris’te Hem Yağmur Yağıyor, Hem de Güneşli (16 Ekim) İspanya’nın Zaragoza kentinden geliyor. Portekizli yazar Abel Neves’in oyununu Tranvía Teatro sahneliyor; yönetmen Cristina Yáñez. Bir terör saldırısında kızını kaybeden Sophie ile saldırıyı gerçekleştiren gencin annesi Fátima’nın karşılaşmasını Silvia Espigado ve Inmaculada Oliver oynuyor.
Vatan yahut Silistre (28 Ekim) programın en dikkat çekici buluşmalarından biri: Namık Kemal’in 1873’te ilk kez sahnelenen oyunu, hikâyenin geçtiği kentin tiyatrosu, Bulgaristan’daki Silistre Dram ve Kukla Tiyatrosu tarafından oynanıyor. Yönetmen Nevena Miteva, sahne ve kostüm tasarımı Nikolay Ninov.
Katil Medea (20 Ekim) İtalya’nın Sardinya adasındaki Cagliari’den, Akròama Tiyatrosu’ndan. Yapım, Medea’yı çocuklarını öldüren kadın imgesinin ötesinde, Jason’la karşılaşmasından ihanete uzanan bir iç yolculukla yeniden okuyor. Kuğunun Şarkısı (24 Ekim) Özbekistan’dan, Kaşkaderya Vilayet Müzikli Dram Tiyatrosu’ndan. Çehov’un “Kalkas” öyküsünden yola çıkan oyunu Oybek Kopadze Veysal oğlu sahneye koyuyor. Temsilden sonra boş sahnede kalan yaşlı bir aktörün suflörle hesaplaşması anlatılıyor.
Köpek (5 Ekim) Gürcistan’dan, Ozurgeti Aleksandre Tsutsunava Profesyonel Devlet Dram Tiyatrosu’ndan. Nodar Dumbadze’nin eserlerinden uyarlanan oyunu Nikoloz Sabashvili uyarlayıp yönetiyor; tasarım ve müzik düzenlemesi de ona ait. Kukla kullanılan yapımda topluluğun oyuncularıyla tiyatro stüdyosunun öğrencileri birlikte sahnede. Şeçer Pare (12 Ekim) Kosova’nın Prizren kentinden. Ray Cooney’nin “Funny Money” (Komik Para) adlı oyununu Sonay Buş, Prizren Türkçesine ve Prizren kültürüne uyarladı; yönetmen Deniz Dadale. Yolda bir çanta dolusu para bulan Cemil’in gecesi, iki perdelik bir kovalamacaya dönüşüyor. Tuzak (21 Ekim) Moldova’dan, Gagavuz Milli Tiyatrosu’ndan. Robert Thomas’ın balayında karısı ortadan kaybolan bir adamı anlatan gerilim oyununu Dmitri Koev yönetiyor.
Festival 31 Ekim’de Ukrayna Ulusal Operet Tiyatrosu’nun Büyük Gala konseriyle kapanıyor. Topluluğun sekiz vokal ve sekiz dans sanatçısı; müzikal, operet ve opera parçalarının yanında Avrupa pop şarkılarından oluşan bir program sunacak.
TÜRKİYE’DEN ON BEŞ YAPIM: AZİZ NESİN’DEN MAYENBURG’A
Türkiye programı yerli klasiklerle çağdaş Avrupa metinlerini yan yana getiriyor. Topluluklar Giresun’dan Alanya’ya, Samsun’dan Adana’ya dokuz ilden geliyor. Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz (2 Ekim): Giresun Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Aziz Nesin’in nüfus kayıtlarında ölü görünen adamın hikâyesini Erdal Yıldırım’ın yönetiminde, müzik ve danslarla kalabalık bir kadroyla sahneliyor. Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım (11 Ekim): İBB Şehir Tiyatroları, Haldun Taner’in 31 Mart Vakası’ndan 12 Mart Muhtırası’na uzanan epik oyununu Yelda Baskın’ın rejisiyle getiriyor. Lüküs Hayat (15 Ekim): Nilüfer Kent Tiyatrosu, Cemal Reşit Rey ile Ekrem Reşit Rey’in 1933 tarihli operetini “müsikili temaşa” olarak yeniden kurguluyor. Temaşa metni Oğuz Utku Güneş, Arzu Daştan Mutlu ve Gökçe Işıl Tuna’nın; rejisör Oğuz Utku Güneş. Ben Anadolu (18 Ekim): Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Güngör Dilmen’in oyununu Mustafa Kurt’un rejisiyle sahneliyor. Radyo-yu Hümayun (8 Ekim): Ankara Tiyatro Oyun Akademisi’nin Özlem Lale Şahin’in yazdığı, Cengiz Uzun’un yönettiği iki perdelik komedisi. Birinci Dünya Savaşı arifesinde İstanbul’da, radyoyu icat edip zengin olmayı hayal eden iki kardeşi anlatıyor. Katakulli (10 Ekim): Sarıyer Belediye Tiyatrosu’nun, M. Gökhan Bulut’un yazıp yönettiği müzikli komedisi 1920’lerin başındaki bir kenar mahallede geçiyor. Müzik Ekin Gündü’nün. Celile (7 Ekim): Kadıköy Halk Tiyatrosu’nun yedinci sezonundaki tek kişilik oyunu. Ali Yalçıner’in yazıp yönettiği oyunda Ayşegül Yalçıner, Nâzım Hikmet’in annesi Celile Hanım’ı oynuyor.
Antigone (17 Ekim): Samsun Karma Sahne, Sophokles’in tragedyasını Hakan Alkan’ın uyarlaması ve yönetimiyle 55 dakikalık kesintisiz bir performansa dönüştürüyor. Palto (23 Ekim): Alanya Belediye Tiyatrosu, Gogol’ün öyküsünü Ferdi Dalkılıç’ın yönetiminde sahneye taşıyor. Çarpışma (6 Ekim): İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun Müge Oskay’ın yazdığı, Kubilay Karslıoğlu’nun yönettiği oyunu. Konser boyunca tek bir vuruşu bekleyen bir orkestra üyesi üzerinden orkestradaki hiyerarşiyi sorguluyor. Nihayet Bitti (3 Ekim): Adana Serlev Tiyatro, Peter Turrini’nin bine kadar saymaya karar vermiş bir adamı anlatan monoloğunu Sibel Arslan Yeşilay’ın çevirisi ve Tolga Çiftçi’nin yönetimiyle sahneliyor. Oyuncu Serdar Hacıoğlu. Geç Kalanlar (9 Ekim): Denizli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Pervin Ünalp’in yazıp yönettiği, yaşamı erteleyişimizi konu alan oyunu getiriyor.
Babil Kuleleri (19 Ekim): Bakırköy Belediye Tiyatroları’nın 35. yılındaki yapımlarından. Ebru Nihan Celkan’ın yazdığı, Fidan Tek Koşar’ın yönettiği oyun bir gökdelen inşaatını farklı sınıfların gözünden izliyor; merkezinde iş cinayetleri var. Çirkin (26 Ekim): Mersin Yenişehir Şehir Tiyatrosu, Marius von Mayenburg’un güzellik takıntısını hicveden oyununu Serdar Biliş’in çevirisi ve Nihat Çapar’ın rejisiyle sahneliyor. Cambazın Cenazesi (27 Ekim): Sui Generis Tiyatro’nun Firuze Engin’in yazdığı, H. Tolga Tümer’in yönettiği oyunu çocukluk hikâyeleri üzerinden geçmişle bugün arasında bir yolculuk öneriyor.
Festival boyunca beş ayrı günde, 18.00’de başlayan atölyelerde yerli ve yabancı on beş eğitmen yer alıyor. Konular rejiden kuklaya, Ezilenlerin Tiyatrosu’ndan müzikallerde şarkı sözü yazımına uzanıyor.
Kontenjanlar sınırlı. Atölyelerin içerikleri, saat ayrıntıları ve başvuru koşulları Maltepe Belediyesi’nin sosyal medya hesaplarından duyurulacak.
Festival Kitapçığı için tıklayın.





